"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
2. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 1. 2021/72 E., 2021/352 K.
2. 2016/552 E., 2017/43 K.
3. 2021/15 E., 2021/222 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU
KARARLAR : 1. Mahkûmiyet
2. Mahkûmiyet
3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararların kanun yararına bozulması
... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ... 1. Çocuk Mahkemesinin 2020/15 Esas sayılı dosyasındaki suç ile dava konusu suçun zincirleme suç olduğu gerekçesiyle ... 1. Çocuk Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli ve 2021/15 Esas, 2021/222 Karar sayılı kararı ile verilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının mahsubu ile kalan 1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasının infazına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 08.07.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 15.02.2017 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
... 1. Çocuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 27.04.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2022/3224 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/57934 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/57934 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"1-... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/06/2021 tarihli ve 2021/72 esas, 2021/352 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede:
Dosya kapsamına göre, sanığın 08/11/2020 tarihli eylemi sebebiyle, ... Cumhuriyet Başsavcılığının
25/01/2021 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/06/2021 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine hükmedilmiş ise de,
Somut olayda, adı geçen sanığın evvelce 21/09/2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak eylemi sebebiyle yapılan soruşturma evresi neticesinde, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 11/05/2018 tarihli ve 2018/21275 soruşturma, 2018/473 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiğinin anlaşıldığı,
5237 sayılı Kanun’un 191/5. maddesinde yer alan “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 11/05/2018 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı sonrasında işlendiği anlaşılan iş bu incelemeye konu mahkumiyet kararına ilişkin olan 08/11/2020 tarihli eylemin, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile belirlenen denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle aynı maddenin 4. fıkrası kapsamında erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğu cihetle, eylemin müstakil bir suç oluşturmayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde,
2- ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2017 tarihli ve 2016/552 esas, 2017/43 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede:
Sanığın incelemeye konu 14/05/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan yapılan soruşturma sonunda, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden açılan kamu davasında ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda, sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, anılan kararın kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmış ise de,
Sanık hakkında, daha önce 21/09/2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 26/09/2014 tarihli ve 2014/36624 soruşturma, 2014/76 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesini müteakip, ... 2. Çocuk Mahkemesinin 28/03/2018 tarihli kararı ile kovuşturma şartının gerçekleşmediğinden bahisle durma kararı verilmesini takiben, sanık hakkında yeniden ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 11/05/2018 tarihli ve 2018/21275 soruşturma, 2018/473 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiği,
Bu haliyle, 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesinde yer alan "(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez." şeklindeki düzenleme gereğince doğrudan kamu davası açılmasının dayanağı olan davada, kamu davasının durmasına karar verilmesi ve durma kararının kesinleşmesi nedeniyle, durma kararına konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuki geçerliliği kalmadığından, Mahkemesince “Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilmeden açılmış olan incelemeye konu dosyada, yargılama şartı bulunmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde,
3-... 1. Çocuk Mahkemesinin 13/04/2021 tarihli ve 2021/15 esas, 2021/222 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede:
Sanığın 21/09/20 14... /10/2020 tarihli eylemleri sebebiyle, yapılan yargılaması sonunda, ... 1. Çocuk Mahkemesinin 13/04/2021 tarihli kararı ile sanığın mahkumiyetine hükmedilmiş ise de,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 27/03/2023 tarihli ve 2022/8874 esas, 2023/2643 karar sayılı ilâmında yer alan, "...Her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlendiği 17.05.2018 tarihinden önce işlendiği ve eylemler arasında hukuki kesinti olmadığı, sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı nitelikte olduğu dikkate alınarak, eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, davaların birleştirilmesi ve sanık hakkında tek bir kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet kararı verilip 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle cezanın artırılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden,..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında,
İnceleme konusu eylemin suç tarihinin 21/09/2014 olduğu, 25/10/2020 tarihli eylemin ise erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğu, 02/11/2020 tarihli ve 08/11/2020 tarihli eylemlerin ise ... Cumhuriyet Başsavcılığının 07/01/2021 tarihinde düzenlenen iddianamesinden önce olduğu, bu haliyle zincirleme suç hükümleri uygulanmadan yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/72 Esas ve 2021/352 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında, 08.11.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan
soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2021 tarihli ve 2021/4778 Soruşturma, 2021/1222 Esas, 2021/832 sayılı iddianamesi ile ... 14. Asliye Ceza Mahkemesine doğrudan kamu davası açıldığı,
2. ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 30.06.2021 tarihli ve 2021/72 Esas, 2021/352 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 43/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ... 1. Çocuk Mahkemesinin 2020/15 Esas sayılı dosyasındaki suç ile dava konusu suçun zincirleme suç olduğu gerekçesiyle ... 1. Çocuk Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli ve 2021/15 Esas, 2021/222 Karar sayılı kararı ile verilen "1 yıl 1 ay 10 gün hapis" cezasının mahsubu ile kalan "1 yıl 4 ay 20 gün hapis cezasının infazına" karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/552 Esas ve 2017/43 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde ;
1. Sanığın 14.05.2016 tarihli aynı nitelikteki suçu nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının 28.06.2016 tarihli ve 2016/9441 Esas sayılı iddianamesi ile doğrudan kamu davası açıldığı,
2. Yapılan yargılama sonucunda, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23.01.2017 tarihli ve 2016/552 Esas, 2017/43 Karar sayılı kararı ile, TCK'nın 1 91... . maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. ... 1. Çocuk Mahkemesinin 2021/15 Esas ve 2021/222 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Şüphelinin 21.09.2014 tarihli aynı nitelikteki eylemi nedeniyle, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2014 tarihli ve 2014/36624 Soruşturma, 2014/76 Karar sayılı kararı ile, TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,
2. Şüphelinin yükümlülüklerine uymaması nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2015 tarihli ve 2014/36624 (30) Soruşturma, 2015/3217 Esas, 2015/312 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
3. ... 2. Çocuk Mahkemesinin 06.10.2015 tarihli ve 2015/529 Esas, 2015/628 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 04.11.2015 tarihinde kesinleştiği,
4. Sanığın denetim süresi içerisinde 14.05.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/552 Esas, 2017/43 Karar sayılı kararı ile mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine; ... 2. Çocuk Mahkemesinin 06.11.2017 tarihli ve 2017/131 Esas, 2017/432 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın, TCK'nın 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurduğu,
5. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5.Ceza Dairesinin 14.12.2017 tarihli ve 2017/359 Esas, 2017/368 Karar sayılı ilamıyla, erteleme kararının tebliğ edilmemesi nedeniyle kesinleşmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği,
6. Bozmadan sonra; ... 2. Çocuk Mahkemesinin 28.03.2018 tarihli ve 2018/4 Esas, 2018/206 Karar sayılı kararı ile, erteleme kararının sanık ve müdafiine tebliğ edilmemesi nedeniyle, CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kamu davasının durmasına karar verildiği, durma kararının 05.04.2018 tarihinde kesinleştiği,
7. Durma kararı üzerine, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 11.05.2018 tarihli 2018/21275 Soruşturma, 2018/473 Karar sayılı kararı ile yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın sanık ve müdafiine 21.05.2018 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 21.06.2018 tarihinde ... Denetimli serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
8. İnfaz işlemleri devam ederken şüphelinin 02.11.2020 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması ve uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle tespit edilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak ... Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2021 tarihli ve 2018/21275 Soruşturma, 2021/307 Esas, 2021/15 sayılı iddianamesi ile ... 1. Çocuk Mahkemesine kamu davası açıldığı, 2021/15 Esasa kaydedildiği,
9. Yine sanığın 25.10.2020 tarihli aynı nev'i suçu nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2021 tarihli ve 2021/1203 Esas sayılı iddianamesi ile açılan davanın 2021/15 Esas sayılı dava ile birleştirilmesine karar verildiği,
10. Yapılan yargılama sonucunda, ... 1. Çocuk Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 13.04.2021 tarihli ve 2021/15 Esas, 2021/222 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
D. Dosyalar kapsamına göre;
28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde değişiklik yapılmış, "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir." şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
TCK'nın 191. maddesinin üçüncü fıkrasında 28.3.2023 tarihli 7445 sayılı Kanun'un 18. maddesi ile değişiklik yapılmış, "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir." şeklinde düzenlenmiştir.
Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre;
5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar
aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usul ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesi zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı, 5271 sayılı CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değiştirilmeden önceki haline göre 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu, CMK'nın 173. maddesinin 7499 sayılı Kanun ile değişik haline göre ise "iki hafta" içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da kararda bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli/sanık tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usule uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usule uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir.
TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm
eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, TCK'nın 191. maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.
Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; TCK'nın 191. maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen TCK'nın 191. maddesinin dördüncü fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir. İddianame düzenlendikten sonra işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve TCK'nın 191. maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.
Uygulamada sıklıkla karşılaşılması nedeniyle, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise, Dairemizce bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edilmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada;
... 14. Asliye Ceza Mahkemesi, ... 4. Asliye Ceza Mahkemesi, ... 2. Çocuk Mahkemesi (2018/4 Esas sayılı durma kararı verilen dava) ve ... 1. Çocuk Mahkemesindeki davaların birleştirilmesine karar verilerek,
Dairemizce usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği ve erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemler tek suç olarak ve cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edildiğinden, öncelikle usulüne uygun verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığının belirlenmesi, sonucuna göre sanığın tüm eylemlerinin yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda birlikte değerlendirilmek suretiyle, dava konusu eylemlerin, tek suç, ihlâl, zincirleme suç veya bağımsız suç olup olmadığının tartışılarak değerlendirilmesi ve sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinden, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. ... 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/72 Esas, 2021/352 Karar sayılı kararı ile ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2017 tarihli ve 2016/552 Esas, 2017/43 Karar sayılı kararının ve ... 1. Çocuk Mahkemesinin 13.04.2021 tarihli ve 2021/15 Esas, 2021/222 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2026 tarihinde karar verildi.