Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2024/6595 E. 2026/585 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2016/351 E., 2017/513 K.

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet

KANUN YARARINA BOZMA

YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ereğli (Konya) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 03.01.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 13.05.2024 tarihli ve 2023/14961 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/58119 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/58119 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"Dosya kapsamına göre, sanığın, inceleme dışı 30/07/2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/04/2015 tarihli ve 2015/1416 soruşturma, 2015/60 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı müteakip, sanığın tedavi ve denetim yükümlülüklerini yerine getirmemekte ısrar etmesi nedeniyle kamu davası açılmış ise de, yapılan yargılama sonunda Ereğli (Konya) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/02/2016 tarihli ve 2015/777 esas, 2016/119 sayılı kararı ile kovuşturma şartı oluşmadığından Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/04/2015 tarihli ve 2015/1416 soruşturma, 2015/60 sayılı tedavi ve denetimli serbestlik kararının aynen uygulanmasına hükmedildiği, anılan kararın ise 22/03/2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla,

Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 14/04/2015 tarihli ve 2015/1416 soruşturma, 2015/60 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali mahiyetinde olan ve denetim süresi içerisinde işlenen incelemeye konu 24/02/2016 tarihli eylemin ayrı bir suç oluşturmadığı, ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı cihetle, ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir."

Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Ereğli (Konya) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/351 Esas ve 2017/513 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

1. Şüpheli hakkında, 24.02.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2016 tarihli ve 2016/1455 Soruşturma, 2016/811 Esas, 2016/719 sayılı iddianamesi ile Ereğli (Konya) 3. Asliye Ceza Mahkemesine, TCK'nın 191/6. maddesi gereğince doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce 14.04.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlâl nedeniyle 13.07.2015 tarihinde iddianame düzenlendiği, tekrar erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,

2. Yapılan yargılama sonucunda, Ereğli (Konya) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 10.10.2017 tarihli ve 2016/351 Esas, 2017/513 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B. Doğrudan dava açılmasına dayanak alınan Ereğli (Konya) 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/777 Esas ve 2016/119 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

1. Şüpheli hakkında, 30.07.2014 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2015 tarihli ve 2015/1416 Soruşturma, 2015/60 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 91/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın şüpheliye tebliğ edildiğine dair dosya arasında bir bilgi ve belge bulunmadığı, tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

2. Ereğli Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 30.04.2015 tarihli ve 2015/366 DS sayılı çağrı yazısının 05.05.2015 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen Müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılmasına karar verilmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2015 tarihli ve 2015/1416 Soruşturma, 2015/1389 Esas, 2015/1306 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

3. Ereğli (Konya) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli ve 2015/777 Esas, 2016/119 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle denetimli serbestlik tedbirinin aynen uygulanmasına, infazın devamı için Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına karar verildiği, kararın 22.03.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

C. Dosyalar kapsamına göre;

28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre;

5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı CMK'nın 171. maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usul ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesi zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli/sanık tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usule uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usule uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir.

5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı

bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken bir husus da; 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (a) bendinde belirtilen "kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi" şartının gerçekleşmesinden yani dava açma şartının gerçekleşmesinden sonra işlenen 5237 sayılı TCK'nın 191/4. maddesinin (b) ve (c) bentlerinde belirtilen aynı nitelikteki eylemin de artık 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiğidir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir.

Tüm bu açıklamalar ışığında;

Somut olayda, sanık hakkında önceden 30.07.2014 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan yapılan soruşturma sonunda, Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2015 tarihli ve 2015/1416 Soruşturma, 2015/60 Karar sayılı kararı ile, kamu davası açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak 13.07.2015 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında, Ereğli (Konya) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli ve 2015/777 Esas, 2016/119 Karar sayılı kararı ile, ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle denetimli serbestlik tedbirinin aynen uygulanmasına, infazın devamı için Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına karar verildiği, kararın 22.03.2016 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, infazın devamına ilişkin verilen kararın esasen durma kararı niteliğinde olduğu anlaşılmakla;

İnceleme konusu 24.02.2016 tarihli eylemin, Ereğli (Konya) Cumhuriyet Başsavcılığının 14.04.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk eylem olması nedeniyle 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191/5. maddesinde öngörülen "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması,

kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlâli niteliğinde olduğu, ancak; erteleme kararının tebliğine ilişkin dosya arasında bir bilgi ve belge bulunmaması nedeniyle erteleme kararının usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin denetlenemediği, 25.02.2016 tarihli kararın esasen 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca verilen "durma" kararı niteliğinde olduğu ve kararın kesinleştiği dikkate alınarak,

Mahkemece, Ereğli (Konya) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarihli durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılarak, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip incelemeye konu dava ile birleştirilmesi, incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, kanun yararına bozma istemi kısmen değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.

III. KARAR

A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. Ereğli (Konya) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.10.2017 tarihli ve 2016/351 Esas, 2017/513 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§