"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/419 E., 2023/152 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 17.03.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 2023/28924 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/57853 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2024 tarihli ve KYB - 2024/57853 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"Sanığın daha evvel 15/02/2013 tarihinde işlemiş olduğu uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkumiyetine ve 6545 sayılı Kanun'un geçici 7/2 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2014 tarihli ve 2014/79 esas, 2014/1083 sayılı kararını takiben sanığın denetim süresi içerisinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûm olduğunun ihbarı üzerine, hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkûmiyetine dair Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/11/2017 tarihli ve 2017/781 esas, 2017/910 sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03/04/2019 tarihli ve 2018/104 esas, 2019/472 sayılı kararı ile sanık hakkında daha önceden tedavi ve denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesindeki şartlar aranmaksızın zorunlu olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararlarda ihlale konu suçun da aynı neviden olan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu olması gerektiği; bu kapsamda sanığın denetim süresi içerisinde 08/05/2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçun trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu olduğu gerekçesiyle anılan mahkeme kararının kaldırılarak, sanığın mahkûmiyeti ile 5237 sayılı Kanun'un 191/2. maddesi delaletiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve 11/04/2019 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içinde inceleme konusu 10/01/2020 tarihinde aynı neviden suç işlediğinin ihbarı üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 16/05/2023 tarihli ve 2018/104 esas, 2019/472 sayılı ek kararı ile inceleme konusu 10/01/2020 tarihli suçun hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğinde olduğu ve mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün açıklanmasına yer olmadığına ve kanun yararına bozma yoluna gidilmesi amacıyla ihbarda bulunulmasına karar verildiği anlaşılmakla,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02/06/2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında yer alan "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan
kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; ... kararının CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA,.." şeklindeki açıklamalar dikkate alındığında,
Sanığın inceleme dışı 15/02/2013 tarihinde işlediği aynı nevi suçtan dolayı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03/04/2019 tarihli ve 2018/104 esas, 2019/472 sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 11/04/2019 tarihinde kesinleştiği, incelemeye konu iş bu dosyadaki aynı nitelikteki suçun ise, sanık hakkında zorunlu olarak verilen 03/04/2019 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde 10/01/2020 tarihinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek, açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilerek ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/419 Esas ve 2023/152 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 10.01.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 31.03.2020 tarihli ve 2020/52646 Soruşturma, 2020/992 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın şüpheliye 16.06.2020 tarihinde tebliğ edilerek tedbirin infazı için 06.10.2020 tarihinde Ankara Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2. Şüphelinin, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2022 tarihli ve 2020/52646 Soruşturma, 2022/23803 Esas, 2022/16229 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
3. Yapılan yargılama sonucunda, Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.03.2023 tarihli ve 2022/419 Esas, 2023/152 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün
istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03.04.2019 tarihli ve 2018/104 Esas, 2019/472 Karar sayılı kararının incelenmesinde:
1. Şüpheli hakkında, 15.02.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle yapılan soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 13.05.2013 tarihli ve 2013/61641 Soruşturma, 2013/19276 Esas, 2013/8566 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,
2. Yapılan yargılama sonucunda, Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2014/79 Esas, 2014/1083 Karar sayılı kararı ile sanığın, 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesinin emredici hükmü ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 23.12.2014 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
3. Sanığın denetim süesi içerisinde 08.05.2015 tarihinde işlediği trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, dosyanın devredildiği Ankara 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli ve 2017/781 Esas, 2017/910 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin istinaf kanun yoluna başvurduğu,
4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03.04.2019 tarihli ve 2018/104 Esas, 2019/472 Karar sayılı kararı ile yeniden yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi ve 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına, 5237 sayılı TCK'nın 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik ve tedavi tedbiri uygulanmasına karar verildiği, kararın 11.04.2019 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
5. Sanığın denetim süresi içerisinde 10.01.2020 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûm edildiğinin Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, kanun yararına bozma istemine konu 09.03.2023 tarihli kararı ile ihbar edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye
Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 16.05.2023 tarihli ve 2018/104 Esas, 2019/472 Karar sayılı ek kararı ile Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesi kararına karşı kanun yararına bozma ihbarında bulunulmasına, hükmün açıklanmasına yer olmadığına karar verildiği, ek kararın 31.05.2023 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
C. Dosyalar kapsamına göre;
28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddede yer alan; "(2) Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 5237 sayılı TCK'nın 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;
Somut olayda; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03.04.2019 tarihli ve 2018/104 Esas, 2019/472 Karar sayılı kararı ile sanığın 15.02.2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile benzer hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda, incelemeye konu suç tarihinin 10.01.2020 olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlenmesi nedeniyle Cumhuriyet savcısı tarafından yeni bir soruşturmaya konu edilmeyip hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemeye ihbarda bulunması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması kanuna aykırı olduğundan, sanığın, incelemeye konu 10.01.2020 tarihli eylemini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince zorunlu olarak verilen ve 11.04.2019
tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlâli sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan 10.01.2020 tarihli eylem nedeniyle, mahkemesince, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "kamu davasının düşmesine" karar verilerek Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 2018/104 Esas ve 2019/472 Karar sayılı dosyasına ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
D. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi;
"Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup, kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
B. Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2023 tarihli ve 2022/419 Esas, 2023/152 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden;
Hüküm fıkrasının; "Sanık hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin 2018/104 Esas ve 2019/472 Karar sayılı dosyasına ihbarda bulunulmasına" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2026 tarihinde karar verildi.