"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 1. 2019/125 E., 2019/212 K.
SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
İNCELEME KONUSU KARAR: 1. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
2. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararların kanun yararına bozulması
Ankara Batı 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2019/125 Esas, 2019/212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün, itiraz
edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli ve 2019/190 Esas, 2019/479 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün, itiraz edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 18.03.2024 tarihli ve 2023/25316 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35719 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyaları Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB-2024/35719 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/04/2018 tarihli ve 2014/15-487 esas, 2018/151 sayılı kararında belirtildiği üzere, temyiz veya istinaf kanun yollarından geçmeksizin kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların ülke sathında uygulama birliğine ulaşmak ve ciddî boyutlara ulaşan hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi amacıyla olağanüstü bir kanun yolu olan kanun yararına bozma konusu yapılabileceği gözetilerek yapılan incelemede;
Dosyalar kapsamına göre, Ankara Batı 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/125 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 11/12/2018, iddianame düzenleme tarihinin ise 07/03/2019 olduğu, sanığın aynı nev’i suçtan mahkûmiyetine ilişkin Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/190 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 15/01/2019, iddianame düzenleme tarihinin ise 18/04/2019 olduğu, her iki suçun da 07/03/2019 tarihli ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukukî kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanunun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Ankara Batı 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarihli ve 2019/125 Esas, 2019/212 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında, 11.12.2018 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 07.03.2019 tarihli ve 2019/6990 Soruşturma, 2019/2663 Esas, 2019/2080 Karar sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
2. Yapılan yargılama sonucunda; Ankara Batı 12. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 09.05.2019 tarihli ve 2019/125 Esas, 2019/212 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün, itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
B. Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli ve 2019/190 Esas, 2019/479 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde;
1. Şüpheli hakkında, 15.01.2019 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2019 tarihli ve 2019/326 Soruşturma, 2019/568 Esas, 2019/548 Karar sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı,
2. Yapılan yargılama sonucunda; Polatlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 19.12.2019 tarihli ve 2019/190 Esas, 2019/479 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün, itiraz edilmeksizin kesinleştiği,
C. Dayanak Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/481 Esas sayılı dosyasının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden incelenmesinde;
Şüpheli hakkında 02.10.2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan
soruşturma sonunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 08.11.2017 tarihli ve 2017/176430 Soruşturma, 2017/1177 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlâli üzerine erteleme kararının kaldırılarak 17.05.2018 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda sanığın mahkûmiyetine dair Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli ve 2019/190 Esas, 2019/479 Karar sayılı kararının istinaf edilmeksizin 30.04.2019 tarihinde kesinleştiği, ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınını 08.11.2017 tarihli ve 2017/176430 Soruşturma, 2017/1177 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar içeriğinde karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı ve kovuşturma şartının oluşmadığı, adli sicilde yapılan incelemede de, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığınca 18.12.2023 tarihli ve 2023/7110 Soruşturma sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği,
Anlaşılmıştır.
D. Dosyalar kapsamına göre; dayanak (kök) Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli ve 2019/190 Esas, 2019/479 Karar sayılı kararına Esas alınan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 08.11.2017 tarihli ve 2017/176430 Soruşturma, 2017/1177 Karar sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar içeriğinde karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı ve kovuşturma şartının oluşmadığı anlaşıldığından, dayanak Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli ve 2019/190 Esas, 2019/479 Karar sayılı kararı yönünden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.02.2026 tarihinde karar verildi.