Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2021/6010 E. 2026/905 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/153 E., 2016/120 K.

SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma

HÜKÜM: Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın tüm aşamalarda; suç tarihinde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği ikamette oturmadığını, bağlantılı sanık ... ile olaydan aylar önce ayrıldığını ve başka adreste yaşadığını, ele geçen uyuşturucu maddelerle ilgisinin bulunmadığını savunması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi için suç tarihi itibariyle sanığın hakkında ticaret amacıyla uyuşturucu

bulundurma suçundan verilen hüküm kesinleşen ...'ın birlikte oturup oturmadıklarının tespiti bakımından;

1-Suç tarihi itibariyle arama yapılan adrese ait elektrik ve su aboneliklerinin kimin adına kayıtlı olduğunun ilgili kurumlardan sorulması, fatura bedellerinin kim tarafından ödendiğinin araştırılması,

2-Sanığın suç tarihinde söz konusu adreste ... ile birlikte fiilen oturup oturmadıklarının mahalle muhtarı ile komşularından zabıtaca araştırılarak tespit edilmesi,

Gerekirken, bu konularda herhangi bir araştırma yapılmadan, sanığın savunmasına neden itibar edilmediği de tartışılmaksızın, eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye uygun olarak, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.02.2026 tarihinde Başkan Vekili ... ile Üye ...'un ek gerekçesiyle ve oy birliğiyle karar verildi.

E K G E R E K Ç E

5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine göre; suçun hukukî niteliği değiştiğinde ya da cezanın artırılması veya cezaya ek olarak güvenlik tedbiri uygulanması gerektiğinde, durum sanığa veya varsa müdafiine bildirilerek ek savunma hakkı tanınmadan, sanık hakkında iddianamede gösterilen dışında bir kanun hükmü uygulanamaz.

Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek durumunun, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıkmadığı, dava açıldığında da mevcut olduğu ileri sürülerek, bu konuda ek savunma hakkına gerek bulunmadığına ilişkin görüş kabul edilemez. 5271 sayılı CMK'nın 226/2. maddesinde yer

alan "cezanın artırılmasını veya cezaya ek olarak güvenlik tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek hâller, ilk defa duruşma sırasında ortaya çıktığında aynı hüküm uygulanır" ifadesi, "iddianamede gösterilmeyen bir kanun hükmü gereğince, sanığın cezasının artırılması veya sanık hakkında güvenlik tedbiri uygulanması gerektiğinde de birinci fıkrada olduğu gibi durum sanığa veya varsa müdafiine bildirilerek ek savunma hakkı tanınması gerekir" anlamındadır.

Adli sicil kayıtlarında birden fazla hüküm bulunduğunda, bu hükümlerden hangisinin tekerrüre esas olduğu konusunda mahkemelerin bile zaman zaman yanıldığı, tekerrüre esas olmayan hükmün tekerrüre esas alındığı dikkate alındığında, hakim ve Cumhuriyet savcılarının bile uygulamada yanıldıkları bir konuda sanıklardan adli sicil kayıtlarındaki hükümlerden hangisinin tekerrüre esas olduğunu bilmesini beklemenin doğru olmayacağı kanaatindeyim.

Adlî sicil kaydı, 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi gereğince duruşmada okunması zorunlu belgelerdendir. Tekerrür oluşturan mahkûmiyet hükmünün yer aldığı adlî sicil kaydının duruşmada okunması üzerine sanığın okunan kaydın kendisine ait olduğunu veya bu belgeye karşı bir diyeceğinin bulunmadığını söylemesinin ek savunma yerine geçmesi mümkün değildir.

Emredici nitelikte olan 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi gözardı edilerek, sanığa ek savunma hakkı verilmeden, 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesinin uygulanması yasaya aykırıdır.

Açıklanan nedenlerle, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması için ek savunma verilmesi görüşünde olduğumuzdan, çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne ek gerekçeyle katılıyoruz. 02.02.2026

§