Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2021/5941 E. 2026/532 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/220 E., 2016/12 K.

SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilen dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1. Dosya kapsamına göre, sentetik kannabinoid grubundan uyuşturucu maddenin ele geçtiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/4-a bendi uygulanarak artırım yapılmaması suretiyle eksik ceza tayini,

2. Sanığın adli sicil kaydında yer alan İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/1 Esas, 2013/1 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas nitelikte olduğu ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

3. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,

4. Suça konu uyuşturucu maddelerin müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı TCK'nın 54/4. maddesi yerine anılan Kanun'un 54. maddesinin gösterilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, Tebliğname'ye uygun olarak hükümlerin BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2026 tarihinde karar verildi.

DEĞİŞİK GEREKÇE

02.09.2015 tarihli olay yakalama tutanak içeriği ve tüm dosya kapsamına göre; olay günü sanığın İstanbul ilinden Ulusoy Firmasına ait 34... Plakalı otobüsle Trabzon'a yüklü miktarda uyuşturucu madde getireceği bilgisi alınması üzerine, otogarda sanık beklemeye başlanılmış, eşkâle uygun bir şahsın otobüsten inmesi üzerine şahıs durdurulmuş ve üzerinde herhangi bir suç unsuru olup olmadığı sorulduğunda, sırt çantasında uyuşturucu madde olduğunu söylemesi üzerine, şahıs yakalanarak KOM Şube Müdürlüğüne götürülmüş ve orada sanık "sırt çantasını kendi rızası ile açarak içindeki uyuşturucu maddeyi teslim ettiği" belirtilen olayda; gizli olan şeyi ortaya çıkarmaya yönelik bir aramada ele

geçirilebilecek suç konusu delili elde edebilmek için adli arama kararı veya yazılı arama emri gerektiği, sanığın suç baskısı altında adli arama kararı veya yazılı arama emri bulunmaksızın kolluk görevlilerine sırt çantasında bulunan uyuşturucu maddeleri teslim etmesinin gerçek anlamda "rızaen teslim" olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla; "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş" delillerin de hükme esas alınmasının mümkün olmadığı, bu itibarla mahkûmiyetine yeterli başkaca delil bulunmayan sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; sanık hakkında Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen hükmün bu gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, çoğunluğun bozma yönündeki kararına katılmıyorum. 19.01.2026

§