Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2021/18927 E. 2026/717 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2017/1202 E., 2018/343 K.

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin beraat hükmü kaldırılarak mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. ... Asliye Ceza Mahkemesince sanığın kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurma suçundan beraatine karar verilmiştir.

B. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının sanık aleyhine istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın

5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi ve 53. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

2. Sanığın 15.02.2015 tarihli eylemine ilişkin mahkûmiyete yetecek kesin delil bulunmadığına,

3. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,

İlişkindir.

III. GEREKÇE

15.02.2015 tarihinde temyiz dışı...ın üzerinde uyuşturucu madde ele geçirilmesi sebebiyle başlatılan soruşturma kapsamında..., ...ve ...'ın alınan ifadelerinde "14.02.2015 tarihinde ... ilçesinde sanık ... ile birlikte uyuşturucu madde kullandıklarını" beyan etmeleri üzerine sanık hakkında başlatılan soruşturma kapsamında alınan kan örneklerinin bulunduğu tüplerin üzerinde yazılı isimlerin okunamaz şekilde silinmesi sebebiyle tahlillerin yapılamadığı, sanığın bu eylemi işlediğinin teknik yöntemlerle tespit olunamadığı, temyiz dışı sanıkların beyanları dışında, kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı ancak devam eden soruşturma kapsamında; 08.03.2016 tarihli kamu davasının ertelenmesi kararı verilmeden önce 24.08.2015 tarihinde sanıktan tekrar kan örneği alınarak yapılan tahlilde uyuşturucu madde kullandığı tespit edildiği, 27.09.2016 tarihli iddianamede kan tahlil sonuçlarında uyuşturucu madde tespit edilmesinin ardından 22.02.2016 tarihinde ifadesinin alındığı belirtilerek 24.08.2015 tarihli eylemin iddianameye konu edildiği anlaşıldığından Tebliğnamede'ki bozma görüşüne iştirak edilmeyerek yapılan inceleme de;

Sanık hakkında daha önceden Antalya 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.12.2014 tarihli ve 2014/625 Esas, 2014/384 Karar sayılı kararı ile, sanığın 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7/2. maddesi çerçevesinde suç tarihi itibarıyla lehine olan 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklamasının geri bırakılmasına ve kararın 16.01.2015 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği anlaşıldığından; 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesinde yer

alan; " Bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla 5237 sayılı TCK'nın 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması karar verilir." amir hükmü ve 5237 sayılı TCK'nın 191/5. maddesinde yer alan, "Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz." şeklindeki ve 191/9. maddesinde yer alan "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, 5271 sayılı CMK'nın kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231. maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alınarak, sanık hakkında kullanmak için uluşturucu madde bulundurma suçundan dolayı inceleme konusu 24.08.2015 tarihli bu suçun, anılan davaya konu olan suç nedeniyle kanuni zorunluluk nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlenen ilk suç olup olmadığının dolayısıyla 24.08.2015 tarihli bu suçun, anılan davaya konu olan suç nedeniyle kanuni zorunluluk nedeniyle verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlenen ilk suç olup olmadığının dolayısıyla 24.08.2015 tarihli eylemin ihlal niteliğinde olup olmadığının ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi kapsamında kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin tartışılarak önceki dava sonucunun araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE

21.01.2026 tarihinde karar verildi.

§