Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2021/18198 E. 2026/1050 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/89 E., 2018/824 K.

SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma

HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemelerince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusuna ilişkin olarak 5271 sayılı CMK'nın 280/1-e maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi, 62. maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri özetle;

1. Hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,

2. Hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması gerektiğine,

3. Hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine,

İlişkindir.

III. GEREKÇE

Sanık hakkında, 19.01.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2015 tarihli kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolu süresi ve bu sürenin başlangıcı ile merciinin usûlüne uygun şekilde gösterildiği, ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına ilişkin usulüne uygun tebliğin bulunmadığı, sanığın kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere çağrıya uymayarak uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2015 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

Bakırköy 40. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.02.2016 tarihli ve 2015/860 Esas, 2016/77 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının ısrar şartının sağlanmaması nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca "düşmesine" ve "Bakırköy C.Başsavcılığı'nın 2015/21718 Soruşturma, 2015/660 Karar sayılı 26.03.2015 tarihli, sanık hakkında dava açılmasının ertelenmesine dair kararında verilen Denetimli Serbestlik kararının devamına, Karar kesinleştiğinde bu konuda Bakırköy C.Başsavcılığı'na müzekkere yazılmasına" karar verilerek gereğinin ifası için Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesi üzerine sanık hakkında ikinci kez 20.05.2016 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği ve tebliğe çıkarıldığı, sanığın, kendisine yüklenen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmadığının anlaşılması üzerine ikinci kez 13.06.2017 tarihinde düzenlenen iddianame ile Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/478 Esas sayılı dosyası üzerinden mükerrer kamu davası açıldığı, anlaşılarak yapılan incelemede;

1. 5721 sayılı CMK'nın 223/1. maddesinde, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında ise, "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, açılan kamu davasında yapılan yargılama üzerine ısrar koşulunun oluşmaması nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin anlaşılması halinde “durma kararı” verilerek, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirin infazının sonucunun beklenilmesi, tekrar tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uygun davranılmaması halinde yargılamaya devamla işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden “düşme” kararı verilmesi ve dosyanın kesin olarak sonuçlandırılması ve davanın esasını çözen "düşme" kararıyla yargılama sonlandırıldıktan sonra, sanki durma kararı verilmişcesine, "Bakırköy C.Başsavcılığı'nın 2015/21718 Soruşturma, 2015/660 Karar sayılı 26.03.2015 tarihli, sanık hakkında dava açılmasının ertelenmesine dair kararında verilen Denetimli Serbestlik kararının devamına, Karar kesinleştiğinde bu konuda Bakırköy C.Başsavcılığı'na müzekkere yazılmasına, ” karar verilerek hükmün karıştırıldığının gözetilmemesi,

2. 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin yedinci fıkrasında maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince aynı eylemden dolayı sanık hakkında mükerrer kamu davası açılmış olması nedeniyle, durma kararı verilen dosya ile incelenen dosyanın birleştirilip kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşip kesinleşmediğinin ve ihlalin gerçekleşip gerçekleşmediğinin birleşen dosya üzerinden tartışılması, sanığın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sisteminde görülen birden fazla kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan Mahkeme ve Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde açık ve kapalı dosyalarının bulunduğu gözetilerek, UYAP üzerinden yapılan araştırma kayıtları da denetime olanak verecek şekilde dosya arasına alınıp, gerektiğinde Cumhuriyet Başsavcılığından da başkaca kayıt bulunup bulunmadığı da sorularak, dosya ve soruşturma kayıtlarının akıbeti araştırılıp, aslı veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenen dosya arasına konulması ve Yargıtay 10. Ceza Dairesi, 13.09.2023 tarihli ve 2021/303 Esas, 2023/7673 Karar sayılı kararında da açıklanan ölçütlere göre, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi, 13.06.2017 tarihli iddianame ile açılan kamu davası yönünden ise mükerrer kamu davası açılmış olması nedeniyle ayrı hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında mükerrer açılan kamu davası üzerinden yargılamaya devam ederek mahkûmiyet kararı verilmesi,

Kabule göre de;

3. Sanık hakkında kasten işlenen suçtan dolayı mahkûmiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bir karar verilmemesi,

Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Bakırköy 43. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.02.2026 tarihinde karar verildi.

§