Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Ceza Dairesi

Dosya2020/12149 E. 2026/1010 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/45 E., 2015/57 K.

SUÇ: Uyuşturucu madde ticareti yapma

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Aralarındaki bağlantı nedeniyle Dairemizin 2026/996 Esas sayılı dosyası ile birlikte incelenmiştir.

Sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı 25.03.2014 tarihli oturuma ilişkin tutanakta MERNİS adresi olan Kulp ilçesindeki adresi belirtilmiş ise de; sanığın sorgusu sırasında 5 yıldır İstanbul'da ikamet ettiğini belirtmesi ve aynı tarihte tutulan tutanakta İstanbul'daki adresini bildirmesi, yokluğunda kurulan 03.02.2015 tarihli hükme ilişkin çıkartılan tebligatlardan 05.03.2015 tarihli tebliğe ilişkin belgede; sanık adına kendisine tebligat yapıldığı belirtilen ...'ın sanıkla aynı konutta ikamet etmemesi, sanığın MERNİS adresi olan Kulp ilçesindeki adresine çıkarılan tebligatlardan 01.04.2015 tarihli tebliğe ilişkin belgede; gösterilen adreste oturan kardeşi tarafindan sanığın İstanbul'da ikamet ettiğinin bildirilmesi ve ... dağıtıcısının sanıkla telefonla görüşüldüğünün belirtilmesine rağmen tebligatın

MERNİS adresinde sanığın kardeşine yapılması, yukarıdaki açıklamalara göre sanığın mernis adresinde Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre 27.04.2015 tarihinde yapılan tebliğin de geçersiz olması karşısında; sanık ...'ın temyiz isteğinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu değerlendirilerek hakkındaki 08.03.2016 tarihli ret kararı kaldırılarak inceleme yapılmıştır.

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. Haklarında aynı suça ilişkin olarak soruşturma aşamasında dosyaları tefrik edilip ayrı dava açılan diğer sanıklar ... ve ...'ın, suç tarihinde Diyarbakır'da esrar temin eden ve kendilerine öncülük yapan araçta bulunan şahsın adının ... olduğunu belirtmelerine rağmen açık kimlik bilgilerini bilmediklerini ancak şahsı teşhis edebileceklerini beyan etmeleri, sanık ...'ın da 06.06.2013 tarihinde alınan ifadesinde; ... isimli şahsın "... ..." olduğunu ve 1 sene önce uyuşturucu suçundan cezaevinden çıktığını bildirmesi üzerine Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca 12.07.2013 tarihinde sanığın soyadı "..." olarak belirtilmek suretiyle "Uyuşturucu madde ticareti suçundan sabıkası olduğu anlaşılan ... isimli kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tesbit edilmesi" şeklinde ... İl ... Müdürlüğüne yazılan yazı üzerine ... sanık ...'ın açık kimlik bilgileri gönderilmiş ise de; sanık ...'ın tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmeyip 5 yıldır İstanbul'da oturduğunu, sanık ... ile haklarındaki dava ayrı yürütülen diğer sanıklar ... ve ...'ı tanımadığını savunması, UYAP üzerinden yapılan araştırmada sanığın suç tarihinden önce ceza infaz kurumunda bulunduğuna ilişkin kayda rastlanmaması ve yargılama aşamasında sanık ... ile diğer sanıkların yüzleştirilmemiş olması hususları gözetildiğinde; sanık ...'ın diğer sanıklarla yüzleştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde sanığın önden ve yandan çekilecek rötuşsuz fotoğrafları ile temin edilebildiği taktirde suç tarihine yakın tarihlerde çekilmiş fotoğraflarının diğer sanıklara gösterilerek, beyanlarında geçen "..." isimli şahsın sanık ... olup olmadığının sorulması, suç konusu uyuşturucu maddenin bulunduğu materyallerden elde edilen parmak izlerinin sanığın parmak izi ile karşılaştırılması, sonucuna göre sanık ...'ın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ile hüküm kurulması,

2. Sanık ...'ın suçunun sübutunun kabulü hâlinde, diğer sanıklar ... ve ...'ın suça iştirak ettiğini belirttikleri sanık ...'ın ismi dışında soyadı ve kimlik bilgilerini bildirmedikleri aşamada sanık ...'ın açık kimliğinin tespitine yarayacak bilgiler vermek suretiyle

sanık ...'ın tespit edilmesine ve suçunun ortaya çıkarılmasına hizmet ve yardımda bulunduğu dikkate alınarak sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ile sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden Tebliğname'ye uygun olarak hükümlerin BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§