Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2026/468 E. 2026/2196 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/170 E., 2022/132 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Kadastro sonucunda ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 2 87... parsel sayılı 2.127,69 metrekare yüz ölçümlü taşınmaz, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 07.12.2015 tarihinde ... adına tespit edilmiş, Komisyona yapılan itiraz üzerine 29.03.2007 tarihli komisyon kararı ile Hazinenin itirazı kabul edilerek taşınmazın taşlık-kayalık vasfı ile Hazine adına tespitine karar verilmiş, komisyon kararı 24.09.2007 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir.

Davacı vekili; 2 87... parsel sayılı taşınmazın davacının annesi ...’e ait iken onun ölümü ile mirasçıları arasında yapılan taksim neticesinde davacıya kaldığını, 60 yılı aşkın zamandır ekilip biçilerek tarım arazisi olarak kullanıldığını ancak kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit gördüğünü ileri sürerek taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

Davalı Hazine vekili; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin 03.07.2014 tarihli ve 2013/671 Esas, 2014/354 Karar sayılı kararı ile; tespit tarihi itibariyle davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 22.06.2015 tarihli ve 2014/21483 Esas, 2015/8767 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece taşınmazın niteliğinin tespiti açısından keşifte tek ziraatçi bilirkişi görevlendirildiği, mahalli bilirkişi ve davacı tanıklarının soyut beyanları ile yetinildiği, taşınmazın öncesinin zilyetlikle iktisaba elverişli tarım arazisi olup olmadığı yeterince araştırılmadığı gibi hava fotoğraflarından da yararlanılmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin 02.04.2019 tarihli ve 2015/404 Esas, 2019/90 Karar sayılı kararı ile; davaya konu edilen 2 87... parsel sayılı taşınmazın tespit tarihinden önce 20 seneden fazla bir süre davacı ve annesi ... tarafından nizasız fasılasız ve malik sıfatıyla zilyet edildiği, taşınmazın özel mülke elverişli olduğu, imar-ihyasının çok uzun yıllar önce tamamlanmış olduğu, taşınmaz üzerinde korunması gereken kültür varlığının bulunmadığı, kuru tarım arazisi olarak taşınmazın davacı ve evveli tarafından kullanılageldiği, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde belirtilen miktar sınırlamalarının aşılmadığı, tespit tarihi itibariyle davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile Muğla ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 87... parselde kayıtlı bulunan taşınmazın davalı Hazine adına kayıtlı olan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 10.02.2022 tarihli ve 2021/3874 Esas, 2022/981 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece, temyize konu taşınmaz üzerinde davacı lehine 3402 sayılı Yasa’nın 14. ve 17. maddelerinde belirtilen imar-ihya ve zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun ispat edilemediği dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro komisyon tutanağından dava konusu taşınmazın taşlık ve kayalık vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edildiği, bu nedenle niteliği itibariyle imar-ihyaya muhtaç yerlerden olduğu, dava konusu 2 87... parsel sayılı taşınmaz başında yapılan keşif sonucunda dosyaya sunulan ziraat mühendisi bilirkişi raporunda taşınmazın %35 genel eğime sahip olduğu, dört adet teraslama yapıldığı, teras setlerinin kısmen kuru taş duvar kısmen de taş ve kayalardan oluşan doğal şevlerden ibaret olduğu, tınlı toprak yapısında olduğu, taşınmaz üzerinde 8- 12... adet zeytin, 4 adet badem ve 30- 35... adet zeytin, 4 adet badem ağacı bulunduğunun belirlendiği, öncesi imar-ihyaya muhtaç olan bir yerin zilyetlikle edinilebilmesi için önce yoğun emek ve para sarf edilerek tarıma elverişli hale getirilmesi ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihten tespit tarihine kadar 20 yıl ekonomik amaca uygun olarak tasarruf edilmesi gerektiği, dosya arasında bulunan ziraatçi bilirkişi raporunun ekindeki fotoğraf incelendiğinde, taşınmazın imar-ihyasının tamamlanmadığı ve çekişmeli taşınmaz bölüm üzerinde iktisaba elverişli bir zilyetliğin bulunmadığının anlaşıldığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,00 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

§