"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1338 E., 2025/1499 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/386 E., 2025/210 K.
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkilinin,... ili, ...ilçesi, ... köyünde yer alan, doğusu ve kuzeyi yol, batısı 2 43... parsel, güneyi yol, 1 76... parsel ve 2 43... parsel sayılı taşınmazlarla çevrili olan taşınmazın yirmi yılı aşkın süredir malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız zilyedi olduğunu, dava konusu taşınmazın bir bütünden bölünme olmayıp komşu taşınmazlardan kesin sınırlarla ayrıldığını, tapulama tespitinden sonra başlayan zilyetliğin büyük masraflarla sürdürüldüğünü, kadastro tespitinden sonra ıslah çalışması ile kullanılabilir tarım arazisi haline getirildiğini, taşınmazda üçüncü kişi veya kuruluşlarca mülkiyet iddiasında bulunulmadığını, dava konusu taşınmaz içerisinde orman bitki örtüsü bulunmayıp, orman toprağı karakteri taşımadığını, orman sayılmayan, niteliği itibarıyla özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden olduğunu belirterek davacı müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığını, bu durumun taşınmazın o tarihte Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu gösterdiğini, taşınmazın mera olma ihtimali bulunduğunu ve meraların da zilyetlik ile iktisabının mümkün olmadığını, hava fotoğraflarının getirtilip uzman bilirkişilerce tetkik edilerek taşınmaza uygulanması gerektiği gibi davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının da araştırılması gerektiğini, aynı şekilde davacının senetsizden edindiği taşınmazlara ilişkin de araştırma yapılması gerektiğini beyanla neticeten özel mülkiyete konu edilemeyecek dava konusu taşınmaz yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuş; taşınmazın müvekkili İdare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Tüzel Kişiliği, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, dava ve duruşmalara katılmamış, davaya karşı savunma getirmemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazın 1965 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında "yamaç" olarak tapulama harici bırakıldığı, mera niteliğinde olmadığı ve köylünün ortak kullanımına ayrılan yerlerden olmadığı, jeoloji bilirkişisinden usulüne uygun alınan rapor uyarınca taşınmazların komşu parseller ile aynı özellikte olduğu, arazi üzerinde herhangi bir su, göl ve derenin aktif olarak bulunmadığı, taşıma toprak gözlemlenmediğinin tespit edildiği; harita mühendisi bilirkişiden alınan raporda hava fotoğraflarının incelenmesinden taşınmazların 1990 yılından evvel imar-ihyasının tamamlandığının anlaşıldığı; mahalli bilirkişilerin anlatımlarından dava konusu taşınmazın ilk olarak davacı tarafından kullanılmaya başlandığının anlaşıldığı, davacının emek ve para harcayarak mevcut hâline getirdiği taşınmazlardaki çabasının imar- ihya olgusunu oluşturduğu ve davacının zilyetlik süresinin zilyetlik için aranan süreyi aştığı sonucuna ulaşıldığı, dava konusu edilen yerlerin kadastro harici bırakılan yerler iken imar-ihya edilerek tarla haline dönüştürüldüğü ve yirmi yıldan fazla bir süredir kullanıldığı, orman, mera olmadığı ve böylece 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1. maddesi gereği aranan şartların davacı nezdinde oluştuğu, ayrıca 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14... . maddeleri kapsamında belirtilen şartların da mevcut olduğu gerekçeleriyle davanın kabulüne; fen bilirkişi raporunda mevkii belirtilen 2.785,35 metrekare yüz ölçümlü taşınmazın davacı adına tapuya tesciline dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.