"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1900 E., 2026/78 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çal 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/160 E., 2025/272 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 23.02.2026 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2026 tarihli ek kararı ile; davalıdan alınarak davacılara ödenmesi gereken 20.472,23 TL (yatırılan harç bedeli) hakkında hüküm kurulmadığı gerekçesiyle HMK’nın 305/A maddesince hükmün tamamlanmasına karar verilmiştir.
Ek kararlar asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
HMK'nın Ek madde 1/2 hükmünde "200. ve 201. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341., 362. ve 369. maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." düzenlemesine yer verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, pay oranında açılan muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda davacılar ve davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin her bir davalıdan talep edebileceği payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur.
Dosya içeriğine göre; dava konusu taşınmazın keşfen saptanan dava tarihindeki değerleri 2.237.730,00 TL, asıl ve birleştirilen davadaki davacıların her birinin 3/28 er miras paylarına isabet eden değer ise 239.756,79 TL olup dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Öte yandan, HMK’nin 305/A hükmünde “1) Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir.” hükmü düzenlenilmiştir.
Somut olayda, Bölge Adliye Mahkemesince hüküm kurulurken davacılar tarafından yatırılan ve karar ilam harcından mahsup edilen harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesi hususunda 15.01.2026 tarihli kararda olumlu-olumsuz bir hüküm kurulmadığı, asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin süresinde yaptığı başvuru ile bu hususun hüküm altına alınmasını istediği ve Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2026 tarihli ek kararı ile davacılar tarafından yatırılan harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine hükmedildiği görülmüştür.
Temyiz dilekçesinin reddine ve hükmün HMK’nin 305/A hükmü uyarınca tamamlanmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
-K A R A R-
Açıklanan sebeple;
Bölge Adliye Mahkemesince verilen 23.02.2026; 03.03.2026 tarihli ek kararların ONANMASINA,
Harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına;
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.