Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2026/274 E. 2026/585 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2001/18 E., 2001/26 K.

Adilcevaz Asliye Hukuk Mahkemesince verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dava konusu 1 03... parsel sayılı taşınmazın Adilcevaz Kadastro Mahkemesinin 20.01.1998 tarihli ve 1997/15 Esas, 1998/3 Karar sayılı kararıyla davalılar adına tescil edildiği, Yargıtay 7. HD.'nin denetiminden geçerek kararın 02.07.1998 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalıların kardeş olduğunu, ... Mahallesi 1 03... parsel sayılı taşınmazın Adilcevaz Kadastro Mahkemesinin 1997/15 Esas, 1998/3 Karar sayılı kararıyla davacılar adına tescil edildiğini ancak taşınmazın tarafların murisi ...'a ait olduğunu, davacının da dava konusu taşınmazda payı bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının miras payı oranında iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.

Mahkemece, davacı 03.04.2001 tarihli celsede davadan feragat ettiğini ifade ettiğinden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; davacı, temyiz dilekçesinde; feragatin özgür iradesini yansıtmadığını, hile nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

Bilindiği üzere; davacının davasından feragat etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer, kesin hükmün hukuksal sonuçları doğar (HMK m. 311). Bu nedenle mahkeme henüz feragat nedeniyle davanın reddine karar vermemiş olsa bile davacı feragatten dönemez (rücu edemez), başka bir ifadeyle davacı feragat beyanı ile bağlıdır. Ancak, feragatle ortaya çıkan sonucun iradeyi bozan bir nedene dayandığı kanıtlanırsa, doğurduğu netice bakımından iradesi fesada uğrayan kimseye talep hakkı bahşedeceğinde kuşku yoktur. Feragate ilişkin irade açıklamasının gerçeği yansıtmadığının bildirilmesi halinde, bu halin ya aynı dava içerisinde HMK'nın 163. maddesine göre ön sorun (hadise) şeklinde ya da ayrı bir dava olarak incelenmesi olanaklı ve gereklidir.

Hâl böyle olunca; Mahkemece, feragatin hileye dayalı olduğu iddiasının hadise şeklinde (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 163. ve 164. maddeleri - ön sorun) aynı dava içerisinde ele alınıp her türlü delille ispatının mümkün olduğu gözetilerek bu yöndeki taraf delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir hüküm kurulması için kararın bozulması gerekmiştir.

Davacı vekilinin, açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile, hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Davacının adli yardım talebinin kabulü ile harç hususunda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Adilcevaz Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

§