"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ
: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1797 E., 2024/2643 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/160 E., 2022/157 K.
Dava, ketmi verese (mirasçılığın gizlenmesi) hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil ve bedel istemine ilişkindir.
Davacı vekili; dava konusu 1698 parsel sayılı taşınmaz ile 1868 parsel sayılı taşınmazın davalıların ve müvekkilinin mirasbırakanı ... ...adına kayıtlı iken mirasbırakanın vefatı ile taşınmazların davalılar adına intikal olduğunu, asıl mirasbırakan...e ait veraset ilamının alındığını, bu veraset ilamına göre asıl mirasbırakan...in mirasçıları arasında müvekkilinin bulunmadığını, söz konusu veraset ilamının yanlış kayıtlara dayandığını, hatalı veraset ilamı sonucu davalıların hisselerinde artış meydana geldiğini ileri sürerek davalıların üçüncü kişiye devrettikleri 1698 (yeni 6 77... ) sayılı taşınmazın müvekkilinin hissesine düşen güncel bedelinin ... haricindeki davalılardan yasal faizi ile tahsili ile müvekkiline ödenmesine; 1868 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile miras payı oranında müvekkili adına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazın müvekkilinin hissesine düşen güncel bedelinin ... haricindeki davalılardan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş; ıslah dilekçesi ile 1968 parsel (yeni 6 77... parsel) sayılı taşınmaz için davacının hissesine düşen 116.250,00 TL‘nin ... ...haricindeki davalılardan yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, hatalı olduğu iddia edilen veraset ilamının iptali davasının sonuçlanmasının beklenmesinin gerektiğini, müvekkilleri tarafından üçüncü kişiye satılması iddiası ile bedeli istenen taşınmaz olan 1698 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakanın sağlığında sattığı ve bedelini aldığı bir taşınmaz olup devretmeden ölmesi sebebi ile mirasçıları tarafından devredilmesi durumu olduğunu, mirasçıların bu sebeple bu devirden herhangi bir bedel almadıklarını, yine 1698 parsel sayılı taşınmazın muvazalı devir olmadığını, bedelinin intikalden sonra müvekkili davalı ... tarafından davacı dâhil tüm mirasçılara ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; tanık beyanlarından davacı tarafın bu iki parselden pay almadığını ispatlayamadığı, davalıların ise dava konusu parsellerin birinin satışının tapudaki bir hatanın düzeltilmesinden ibaret olduğunu, diğer parselin ise satışından davacıya pay verildiğini, davacının bu para ile ev satın aldığını tanık beyanı ve tapu kayıtları ile ispatladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; davacının mirasbırakan ...’in mirasçısı olduğunun kesinleştiği, dava konusu taşınmazların kök muris ...’in ölümü ile 29.12.1996 tarihinde davalılara intikal ettiği, 1698 ( yeni 6 77... ) parsel sayılı taşınmazın davalı mirasçıları tarafından aynı tarihte dava dışı ...e devredildiği, 1868 parsel sayılı taşınmazın ise aynı tarihte mirasçılardan ...'e, ... tarafından 02.11.2011 tarihinde dava dışı ......a, ... ...tarafından 02.01.2014 tarihinde ...'in eşi davalı ...'e temlik edildiği, davalılar tarafından 1698 parselin mirasbırakan tarafından satılıp satış parasının davacıya ödendiğinin ve 1868 parsel sayılı taşınmazdaki davacıya ait hissenin bedel karşılığı davacıdan satın alındığının ileri sürüldüğü, Mahkemece davalı savunmaları doğrultusunda davanın reddine karar verildiği, davalılar tarafından öne sürülen 1698 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan tarafından sağlığında satıldığına yönelik iddianın resmi satış senedine karşı ileri sürülen iddia olduğu ve ancak resmi şekilde kanıtlanması gerektiği, tanıkla ispatının mümkün olmadığı, 1868 parsel sayılı taşınmazın ise mirasçılardan temlik alan mirasçı ... tarafından ara malik kullanmak suretiyle davalı eşine devredildiği, davalı eş ...'nin ketmi verese olgusunu bilen kişilerden olduğu ve iyiniyetli olmadığı, davacının bu parseldeki miras payını devrettiğini gösteren yazılı devir sözleşmesinin olmadığı ve bu sözleşmenin varlığına yönelik iddianın tanıkla ispatının mümkün olmadığı, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulü ile dava konusu 1698 (6 77... ) parsel sayılı taşınmaz yönünden 116.250,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 1868 parsel sayılı taşınmazın davalı ... ... adına olan tapu kaydının 1/4 oranda iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairece; “... Davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dava dosyasının incelenmesinde davalılar vekili, 1698 parsel sayılı taşınmaza ilişkin devrin muvaazalı olmadığını, davalı ... tarafından davacının annesi dahil nakit para ödendiğini savunduğuna göre ispat yükü ödeme iddiasında bulunan davalıların üzerinde olduğu, davalıların süresinde verdiği cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı ve Mahkemece davalıya yemin delili hatırlatılmaksızın davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca; Mahkemece ispat yükü üstünde olan davalının iddiasını yasal delil ile ispat edebileceği, davalının cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline dayandığı gözetilmeden davalı tarafa yemin delili hatırlatılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının usulüne uygun yemin ettiği, davalı ... tarafından 1968 ( yeni 6 77... ) parsel sayılı taşınmazın satış bedelinin ödendiğinin ispat edilemediği, 1868 parsel sayılı taşınmazın ise mirasçılardan temlik alan mirasçı Yaşar tarafından ara malik kullanılmak suretiyle davalı eşine devredildiği, davalı ...’nin ketmi verese olgusunu bilen kişilerden olduğu ve iyi niyetli olmadığı, davacının bu parseldeki miras payını devrettiğini gösteren yazılı devir sözleşmesinin olmadığı ve bu sözleşmenin varlığına yönelik iddianın tanıkla ispatının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile, dava konusu 1698 (6 77... ) parsel sayılı taşınmaz yönünden 116.250,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'den tahsili davacıya verilmesine, 1868 parsel sayılı taşınmazın davalı ... ... adına olan tapu kaydının 1/4 oranda iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 5.587,45 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’den; 7.039,03 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılar ...... ve ...den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.