Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2026/2724 E. 2026/3500 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2200 E., 2025/2750 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ:... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/365 E., 2024/408 K.

Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Kadastro çalışmaları sonucunda, dava konusu... ili,... ilçesi, ...köyü 1 14... , 1 26... , 17, 32, 1 28... , 1 31... , 18, 1 37... , 1 38... , 1 41... , 3, 6, 7, 1 46... , 11, 1 47... , 1 55... , 83, 86, 1 63... , 1 64... , 75, 88, 1 67... , 1 83... , 17, 33, 1 86... , 1 87... , 1 89... , 1 90... , 34, 1 94... , 1 97... , 2 31... , 11, 2 32... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin 07.07.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacılar vekili; dava konusu taşınmazların tarafların murisi ....'ın olduğunu, sağlığında muris tarafından diğer mirasçılardan mal kaçırmak maksadıyla tüm mallarını oğlu olan davalıya verdiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının davacıların veraset ilamındaki hisseleri oranında iptali ile davacılar adına tescilini istemiştir.

Davalı vekili; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davalının dava konusu taşınmazların zilyetliğini 2004 yılında satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; kadastro öncesi hukuki nedene dayalı olarak 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde söz konusu taşınmazların konu edildiği herhangi bir davanın açılmadığı, taşınmazların zilyetliğinin davalıya devredildiği, kadastro öncesinde de davalının fiili kullanımının bulunduğu ve kadastro tespit tarihine kadar devam ettiği, zilyetliğin devrinin kadastro tespitinden önce olması nedeniyle yapılan devre değer verilmesi gerektiği, taşınmazlar belirtilen dönemde tapuda kayıtlı olmadığından taşınır mal vasfı taşıdığı ve muris tarafından tapusuz taşınmazların zilyetlik devri suretiyle bağışlanması halinde muris muvazaası hukuki nedenine ilişkin 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulama alanı bulamayacağı, bu kapsamda ispat yükü üzerinde bulunan davalının, mirasbırakanın kadastro tespit çalışmalarından önce satış sözleşmesi uyarınca taşınmazların zilyetliğinin kendisine muris tarafından devredildiğini ispat ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tutanağın kesinleştiği 07.07.2009 tarihinden davanın açıldığı 18.06.2020 tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davacıların kadastro öncesi nedene ilişkin davasının bu sebeple reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle davanın kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu, 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, kadastro öncesi muvazaalı temlikler iddiasının ise 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararının muris muvazaası konusunda değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§