"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/295 E., 2024/377 K.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmaz 1966 yılındaki kadastro çalışmasında taşlık olarak tespit harici bırakılmamıştır.
Davacı; Ankara ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümü hakkında imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle dava açmıştır.
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazda zilyetlikle edinim koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuş, çekişmeli taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalı ... vekili ve davalı ... vekili, zilyetlikle edinim koşullarının davacı lehine oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Bala Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/22 Esas, 2009/9 Karar sayılı Kararı ile , ... Mahallesinin ... Belediyesine bağlandığı gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilmiş, dosya Ankara Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/254 Esas, 2015/216 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (a) ile gösterilen bölümünde davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş,hükmün davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.03.2020 tarih ve 2016/18157 Esas, 2020/936 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmaz üzerinde davacı yararına imar-ihya ve zilyetlikle mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığının yöntemince belirlenmesi gereğine değinilerek karar bozulmuş; bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda dava konusu taşınmaz üzerine davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan tescil davasının kabulüne, Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan ve ekli krokide (A) harfi ile gösterilen toplam 29104,70 metrekarelik alanın tarla niteliği ile davacı ... adına tesciline karar verilmiştir.
Mahkemece, işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Dava konusu taşınmaz bölümünün bulunduğu yerde, yargılama sırasında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun geçici 8. maddesine dayalı olarak kadastro tespitinin yapıldığı, 06.08.2019 tarihinde, çekişmeli taşınmaz bölümü hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği ve taşınmazın 1 06... parsel numarası ve 29448,79 metrekare yüzölçümü ile tarla vasfıyla Hazine adına kayıtlandığı anlaşılmaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesinde; mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu Mahkemelerin görevinin sona ereceği ve dava dosyalarının Kadastro Mahkemesine re'sen devrolunacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerine ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında Mahkemece re’sen gözetilmesi gerekir.
Hal böyle olunca; Mahkemece kadastro tespiti yapılan taşınmaz bölümü hakkında görevsizlik kararı verilerek dosyanın re'sen Kadastro Mahkemesine aktarılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.