"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/458 E., 2025/503 K.
Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
...li, ... ilçesi,...öyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 1 39... parsel sayılı 3.793, 24... yüz ölçümlü taşınmaz, kadastro tutanağında 1992 yılına kadar Hazine tarafından ...a icara verildiği ondan sonra da mirasçıları tarafında kullanılmaya devam edildiği belirtilerek tarla vasfı ile vergi kaydı nedeniyle Hazine adına tespit edilmiş, daha sonra Hazine ile Orman İdaresi arasında görülen dava sonucu hükmen Hazine adına tescil edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde;...öyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 1 39... parsel sayılı taşınmazın hatalı olarak davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini oysa bu taşınmaza davacının zilyet olunduğunu ileri sürerek irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; kadastro tespitinin doğru olduğunu, zilyetlik koşullarının davacı taraf lehine gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dahili Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerine dava açılmadan önce 2011 yılında 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 7. maddesine göre kamulaştırma şerhi konulduğunu, kamulaştırma işlemlerinin devam ettiğini, tahsis işleminin henüz yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; kural olarak davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak dava konusu taşınmazın tapu kaydında 2942 sayılı Kanun'un 7. maddesine göre belirtme şerhi bulunduğundan dava konusu taşınmazın kamulaştırma kapsamında kalıp kalmadığının kamulaştırma kroki ve haritaları getirtilip yöntemince uygulanması, taşınmazın kamulaştırma kapsamı dışında kalan yönleri bakımından uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi, çekişmeli taşınmazın tamamı ya da bir bölümünün kamulaştırıldığı ve bu bölüm üzerinde zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunun tespiti halinde mülkiyetin tespitine yönelik karar verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının bu taşınmazı dava tarihi esas alındığında 25-30 yılı aşkın bir süredir malik sıfatı ile kullandığı ve tarımsal faaliyette bulunduğu hususunun mahalli bilirkişi beyanları, ziraat mühendisi bilirkişilerce ve jeodezi mühendisi bilirkişice düzenlenen raporlar kapsamında sübuta erdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine bu kez Dairece; Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, Karayolları Bölge Müdürlüğünün 29.12.20 10... sayılı kamu yararı kararına göre mevcut kamulaştırma planı ve eklerinin fen bilirkişi tarafında uygulanması sonucu raporda (A) harfi ile gösterilen 2.310, 18... 'lik kısmın kamulaştırmaya tabi tutulduğu belirtilmiş olmasına ve keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarına göre kara yolunun zamanla genişletildiğinin belirtilmiş olmasına rağmen ayrıca Tapu ve Kadastro Müdürlüğünün internet sayfasından yapılan sorgulamada eylemli olarak taşınmazın bir kısmının Bingöl-Karlıova yolunda kaldığının anlaşılmasına rağmen Mahkemece bu kısım yönünden mülkiyetin tespitine karar verilmesi gerekirken tapu iptali-tescil kararı verilmesinin isabetsiz olduğu, bu nedenle fen bilirkişisinden kamulaştırma haritası zemine uygulanıp kamulaştırılan taşınmazlar mahkeme ve Yargıtay denetimine açık şekilde belirlenerek krokide işaretlenmek suretiyle keşfi takibe imkan verir ayrıntılı rapor ve kroki düzenlemesinin istenilmesi, davaya konu taşınmazın kamulaştırma alanının içerinde kalıp kalmadığı üzerinde durulması, çekişmeli taşınmazın tamamı ya da bir bölümünün kamulaştırılan alan içinde kaldığının tespiti halinde tapu iptal ve tescil kararı yerine mülkiyetin tespitine yönelik karar verilmesi gereğine değinilerek karar bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmayıp davacının bu taşınmazı dava tarihi esas alındığında 25-30 yılı aşkın bir süredir malik sıfatı ile kullandığı ve tarımsal faaliyette bulunduğu hususunun mahalli bilirkişi beyanları, ziraat mühendisi bilirkişilerce ve jeodezi mühendisi bilirkişice düzenlenen raporlar kapsamında sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 26.04.2025 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.3010, 43... ’lik kısmın Bingöl-Karlıova yolunda kaldığı bu nedenle bu kısım yönünden mülkiyetin davacıya ait olduğunun tespitine, (B) harfi ile gösterilen 1.482, 82... ‘lik kısım yönünden ise tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazine ve dahili davalı ... Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Bingöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 06.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.