"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2373 E., 2026/287 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/207 E., 2025/103 K.
Dava kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucunda;...ili, ... ilçesi, ...köyü, 203 ada, 8 parsel; 238 ada, 439 parsel; 209 ada, 15 parsel; 40 ada; 7, 19... parsel sayılı taşınmazlar, 1938 doğumlu, 1...8 kimlik numaralı ... oğlu ... adına tespit edilmiş, kadastro tutanağı 08.07.2006-07.08.2006 tarihleri arasında askı ilanda kalmış ve kadastro tespiti dava açılmamakla 08.08.2006 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacılar vekili; 203 ada, 8 parsel; 2 38... parsel; 2 09... parsel; 209 ada, 40 parsel; 2 09... parsel; 209 ada, 19 parsel ile 209 ada, 35 parsel numaralı taşınmazların müvekkilleri davacıların murisi ... ve ...'den olma ... ilçesi, ...köyü cilt no: 69, aile sıra no:4 sıra no:23'te nüfusa kayıtlı olan 10.02.1947 doğumlu ve 1...4 kimlik numaralı ...’a ait olmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında isim benzerliği nedeniyle sehven anne ve baba isimleri aynı olup aynı yerde nüfusa kayıtlı nüfusa kayıtlı, doğum tarihi 01.01.19 38... 005148 kimlik numaralı ... adına kaydedildiğini, tapu kaydının gerçek mülkiyet durumunu yansıtmayıp müvekkillerine ait olan taşınmazların davalılar adına hata sonucu oluşan tapu kaydının iptali ile davacı müvekkillerinin murisi 1...4 kimlik numaralı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak herhangi bir hak talebinde bulunmadığını, taşınmazların tarafına ait olmadığını beyan etmiştir.
Davalı ...; dava konusu taşınmazlarla ilgilisinin bulunmadığını, bahse konu murisi tanımadığını, dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhine yargılama giderlerine hükmolunamayacağını beyan etmiştir.
Davalı ...; 18.09.2024 tarihli duruşmada, dava dilekçesindeki iddiaların doğru olduğunu, davacıların taşınmazlarının yanlışlıkla tarafları adına kaydolunduğunu, kendi yerlerinin de davacılar adına kayıtlı olduğunu beyan etmiştir.
Davalılar ... ...; ..., ... ... ..., ... ve ... dava ve duruşmalara katılmamış, davaya karşı savunma getirmemişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya getirtilen tapu kayıt ve kadastro tutanağından dava konusu taşınmazların davalıların murisi ... adına kayıtlı olduğu, taşınmazın 08.07.2006-07.08.2006 tarihleri arasında tespit gördüğü, yapılan bu tespitin 08.08.2006 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12. maddesi gereğince tutanaklarda belirtilen haklara sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağının öngörüldüğü ve bu sürenin hak düşürücü süre olup re'sen göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilerek davanın hak düşürücü süre yönünden reddine dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.