Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2026/227 E. 2026/543 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/367 E., 2025/368 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziantep 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/62 E., 2022/350 K.

Dava, mülkiyet hakkına dayalı (meraya) el atmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme bedelinin tahsili; karşı dava ise, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

1992 yılında yapılıp kesinleşen kadastro çalışmaları sonucunda Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, ... Mahallesi 1 07... parsel sayılı taşınmazın senetsizden Hazine adına ham toprak vasfı ile tespit ve tescil edildiği, 24.08.2001 tarihli İl Mera Komisyon kararıyla mera vasfı ve 2309896, 72... yüz ölçümü ile kamu orta malları siciline tescil edildiği, 13.11.2025 tarihinde cinsinin arsa olarak değiştirildiği ve Hazine adına kaydedildiği anlaşılmaktadır.

Davacı-karşı davalı Hazine vekili; Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, ... Mahallesi 1 07... parsel sayılı taşınmazın köy merası olarak sınırlandırıldığını, ... İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından yapılan bildirim üzerine ... Kaymakamlığı görevlilerince yürütülen soruşturma kapsamında mahalinde keşif yapıldığını, davalıların taşınmaza haksız ve hukuka aykırı olarak tecavüz ettiğinin tespit edildiğini ileri sürerek müdahalenin men'i ve kal ile uğranılan zarar ve ziyanın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; karşı davanın reddini savunmuştur.

Davalı- karşı davacı ...; dava konusu 1 07... parsel sayılı taşınmazı 33 yıldan fazla zamandan beri malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız şekilde zilyetliğinde bulundurduğunu, taşınmazın bitişiğindeki 1 07... parselin tapuda kendisi adına kayıtlı olduğunu, taşınmazın bulunduğu mahalde yapılan kadastro sınır hatalarının düzeltilmesi çalışmaları sırasında adına kayıtlı 1 07... parsel yönünden ölçme ve düzeltmeye esas işlemler yapıldığını, bu işlemler neticesinde anılan parselin bir kısmının mera olarak sınırlandırılan alan içerisinde kaldığını belirtip davanın reddini savunmuş; karşı davada, kullandığı taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile adına tesciline, mümkün olmaması halinde ağaç bedellerinin tarafına ödenmesine karar verilmesini istemiştir.

Diğer davalı ...; davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; iddianın ispatlandığı gerekçesiyle 1 07... parselin fen bilirkişisi ... ...'un 25.04.2022 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen alana davalı ...'nin el atmasının önlenmesine, bu alandaki yapının kal'ine, 692,38 TL mera geri dönüşüm bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, (B) harfiyle gösterilen alana davalı ...'nun el atmasının önlenmesine, bu alandaki yapının kal'ine, 2.245,13 TL mera geri dönüşüm bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 26.09.2022 tarihli fen bilirkişisi ... 'un raporunda (C) harfi ile gösterilen alan bakımından davalı ... hakkındaki davanın derdestlik sebebiyle reddine; karşı davanın ise hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı-karşı davalı Hazine vekili ile davalı-karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; karşı davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; asıl davada, eski hale getirme bedelinin ancak kadim meralarda mera vasfının bozulması ile hüküm altına alınacak bir tazminat olduğu, istinafa başvuran davalı ...'in mera vasıflı 1 07... parsel sayılı taşınmaza müdahalede bulunduğu kendi beyanları, mahalli bilirkişi beyanları ve davaya konu taşınmaza ilişkin açtığı tapu iptali ve tescil davası ile sabit olduğundan, davalı ...'e yönelik müdahalenin men'i ve kal kararı verilmesi doğru ise de taşınmaz kadim mera vasfında bulunmadığından eski hale getirme bedelinin tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı, öte yandan davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen davacı Hazine lehine hükmedilen vekalet ücretinin salt eski hale getirme bedeli üzerinden hesaplanmış olmasının da hatalı olduğu gerekçeleriyle davalı-karşı davacı ... vekilinin karşı davaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, eski hale getirme bedelinin tahsiline yönelik istinaf başvurusu ile davacı Hazine vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile yeniden hüküm kurmak suretiyle 1 07... parselin fen bilirkişisi ... 'un 25.04.2022 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen alana davalı ...'nin el atmasının önlenmesine, bu alandaki ağaçların kal'ine, eski hale getirme bedelinin tahsili isteminin reddine, krokide (B) harfiyle gösterilen alana davalı ...'nun el atmasının önlenmesine, bu alandaki ağaçların kal'ine, 2.245,13 TL mera geri dönüşüm bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istinafa başvurmayan davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, krokide (C) harfiyle gösterilen alana ilişkin olarak davalı ... yönünden davanın derdestlik sebebiyle reddine; karşı davanın ise hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle asıl davada verilen hükmün kesin nitelikte olduğu yazılı ise de dava değerinin dava tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırını geçtiği, karşı davada Kadastro Müdürlüğünün 18.12.2025 tarihli yazısından dava konusu 1 07... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 19.11.1992 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 19.02.2018 tarihinde açıldığı anlaşıldığına göre, Temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60'ar TL bakiye onama harçlarının temyiz eden davalı-karşı davacı ... 'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§