"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/530 E., 2024/339 K.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
Adıyaman ili, Merkez ilçesi, ... köyünde bulunan çekişmeli taşınmaz bölümleri yörede 1973 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılmıştır.
Davacı, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.
Davalı ..., aşamada davanın reddini savunmuştur.
Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.03.2010 tarihli ve 2006/604 Esas, 2010/206 Karar sayılı kararıyla, fen bilirkişileri tarafından hazırlanan raporda belirtilen ve parsel numarası verilmemiş tapulama harici alan içerisinde kalan kısımlarda davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuş, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2011/1422 Esas, 2011/5511 Karar sayılı kararıyla, yapılan araştırmanın eksik olduğu belirtilerek karar bozulmuş, Mahkemenin 15.06.2017 tarihli, 2012/44 Esas, 2017/494 Karar sayılı kararıyla (A), (C), (D), (F) ile gösterilen alanlar yönünden davacının davasını ispat edemediği, fen bilirkişi raporunda (B) ile belirtilen kısım yönünden davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi raporunda (A), (C), (D), (F) ile belirtilen kısımların Hazine adına, (B) ile gösterilen bölümün davacı adına tesciline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuş, Dairenin 08.03.2022 tarih ve 2021/4027 Esas, 2022/1857 Karar sayılı kararıyla; bozmaya uyulduğu halde gereklerinin yerine getirilmediği, eksik inceleme ile karar verildiği açıklanarak karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; bilirkişi raporunda (A), (B1) ve (D1) olarak belirtilen alanların tesciline ilişkin TMK'nın 713/1. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerinde öngörülen olumlu/olumsuz tüm şartların davacı lehine gerçekleştiği, (C), (D2), (F1) ve (F2) olarak belirtilen taşınmazlarda kazandırıcı zilyetlik koşulunun davacı lehine gerçekleşmediği, bilirkişilerce (B2) olarak belirtilen taşınmazın, keşif tarihi itibariyle tarımsal faaliyet yapıldığına ilişkin emareler bulunuyor ise de zemininde dere yatağı çökellerinin bulunması, dönemsel olarak aktif dere yatağı içerisinde kaldığı gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne, TMK'nın 713/6. maddesi gereğince (B2), (C), (F1), (F2) ve (D2) ile gösterilen kısımların davalının talebi doğrultusunda Hazine adına tesciline (A), (B1) ve (D1) ile gösterilen bölümlerin davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Ne var ki; Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; bozmaya uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, dava konusu taşınmaz bölümlerinin ... köyünde bulunduğu belirtilmesine rağmen TKGM sayfasından yapılan sorgulamalarda çekişmeli taşınmaz bölümlerine komşu taşınmazların ... köyünde bulunduğunun anlaşılması karşısında taşınmazların hangi köyde bulundukları hususu araştırılmamış, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin niteliği ve üzerlerinde sürdürülen zilyetlikle edinim koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı kesin olarak belirlenmemiştir.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle dava konusu taşınmazların hangi köy sınırları içerisinde oldukları ve imar planı kapsamında kalıp kalmadıkları kesin olarak belirlenmeli, bundan sonra bozma ilamında da belirtildiği üzere Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek dava konusu taşınmazların bulunduğu köyü kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve denetimin sağlanması bakımından ilgili sayfanın çıktıları dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava tarihinden, taşınmaz bölümlerinin imar planı kapsamında kaldığının anlaşılması halinde imar planına alınma tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, çekişmeli taşınmaz bölümlerine komşu taşınmazların kadastro tespit tutanak ve varsa dayanakları ile dava konusu olmuşlarsa dava dosyaları eksiksiz olarak getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ile fen bilirkişisi, jeolog bilirkişi, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulu ve 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konu taşınmazların öncesinin ne olduğu, kime ait bulunduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından hangi tarihten itibaren hangi hukuki nedene dayalı olarak ne şekilde kullanıldığı, taşınmazların imar-ihya edilip edilmediği, edilmişse ihyanın hangi tarihte başlayıp bitirildiği, evvelinin orman/mera gibi zilyetlikle edinilemeyecek alanlardan olup olmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanıkların sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişki giderilmeye çalışılmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kuruluna dosya arasında mevcut ve dosya arasına alınacak hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, arazilerin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığını, kullanımın hangi tarihten itibaren olduğunu, taşınmazda kullanım sınırlarının oluşup oluşmadığını, imar-ihya tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığını ve üzerindeki zilyetliğin hangi tasarruflarla sürdürüldüğünü belirtir şekilde rapor alınmalı ve dava konusu taşınmazların konumunu hava fotoğrafları üzerinde göstermeleri istenmeli; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların eğimini, niteliğini, toprak yapısını, üzerindeki bitki örtüsünü, taşınmazların öncesinin imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığını, imar ve ihyaya muhtaç ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazlar üzerinde ekonomik amaçlı zilyetliğe ne zaman başlanıldığını ve taşınmazın kullanım durumunu kesin olarak belirleyen, bilimsel verilere dayalı, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın her yönünden çekilmiş ve sınırları kabaca işaretlenmiş renkli fotoğraflarını içerir, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; teknik bilirkişiden keşfi takibe elverişli rapor alınmalı; jeolog bilirkişiden taşınmazların dere yatağı niteliğinde olup olmadığı, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığı, aktif dere yatağında kalmıyorlarsa derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını bildirir ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi içerir, fotoğraflarla desteklenmiş ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; davacı adına aynı kadastro çalışma bölgesi içerisinde senetsizden zilyetliğe dayalı olarak tescil edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı Adliye Yazı İşleri Müdürlüğü, Kadastro ve Tapu Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak varsa bu şekilde tespit edilen taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleşme durumlarını da gösterir biçimde tespit tutanaklarının onaylı örnekleri, kesinleşmiş olanların kadastro sonucu oluşan tapu kayıtları getirtilerek dosyasına konulmalı, bundan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek taşınmaz bölümleri üzerinde 3402 sayılı Yasa'nın 14... . maddesinde öngörülen koşulların davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Davacı vekili ve davalı ... vekilinin açıklanan nedenlerden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Temyiz eden davalı ... harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.