Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2026/2197 E. 2026/2991 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1082 E., 2025/2595 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ:... 11. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/78 E., 2023/364 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Asıl davada davacılar vekili; davacılar ile davalının kardeş olduğunu,... ili,...ilçesi,... Mahallesi 1 74... parsel sayılı taşınmazın 2/B statüsü ile orman sınırı dışına çıkartılan yerlerden olduğunu, 6292 sayılı Kanun uyarınca muris ... adına kullanıcı kaydı yapıldığını ve kaydın kesinleştiğini, davalının muris ...'i ikna ederek muris muvazaası ile dava konusu taşınmazın zilyetliğini 6292 sayılı Kanun'da öngörülen şekilde noterde yapılan muvafakatname ile zilyetliğini devraldığını, bu muvafakatname ile taşınmazın tapu kaydının kendi adına çıkmasını sağladığını, davalının taşınmazı muris muvazaası ile elde ettiğini ileri sürerek tamamı davalı adına kayıtlı bulunan dava konusu taşınmazın tapu kaydının muris muvazaası nedeniyle iptal edilerek davacıların miras payı oranında adlarına tescilini istemişlerdir.

Birleştirilen davada davacılar vekili; muris ...'in 20.10.2021 tarihinde vefat ettiğini, murisin kullanımında olan... ili,...ilçesi,... Mahallesi 1 74... parselde bulunan taşınmazın, 2/B statüsü ile orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olup 6292 sayılı Kanun gereğince muris ... adına 19.04.2012 tarihinde kullanıcı kaydının kesinleştiğini, davalının murisi ikna ederek muris muvazaası ile 6292 sayılı Kanun'da öngörülen şekilde... 17. Noterliğinin 18.10.2012 tarih ve ... yevmiye nolu muvafakatnamesi ile bu taşınmazın zilyetliğini devraldığını ve daha sonra davalı adına tescil edildiğini, murisin sağlığında eşinden kalan başkaca taşınmazları ve geçimini idame ettirebilecek küçük baş hayvanlarının bulunduğunu, ihtiyaçlarının çocukları tarafından giderildiğini, dava konusu taşınmazı elinden çıkartması için herhangi bir sebep bulunmadığını, davalının bu taşınmazın satış bedelini ödeyebilecek maddi gücünün olmadığını, bu işlemin diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, muvazaalı bir işlem olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tapuya tescilini istemiştir.

Davalı vekili; davanın hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu, dava konusu taşınmazın zilyetlik ve muvafakat devrinin noter huzurunda yapılan gerçek bir devir olduğunu, davacıların iddia ettiği gibi muvazaalı bir devir işleminin söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmazın zilyedi muris ...'in zilyetlik hakkını davalıya devrettikten sonra davalı ...'in taşınmazın bedelini Milli Emlak Müdürlüğüne ödeyerek kendi adına tapuya tescil ettirdiğini, muvazaalı işlemin bulunmadığını, murisin uzun süre yatalak yaşadığını, bakımıyla davalı ve eşinin ilgilendiğini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanan muris muvazaası, murisin danışıklı olarak mirasçılarını miras hakkından yoksun bırakmak amacıyla gerçekte bağışlamak istediği tapuda kayıtlı taşınmazı hakkında tapu sicil memuru önünde iradesini satış doğrultusunda açıklaması halinde miras hakkı ihlal edilen mirasçıların görünürdeki satış işleminin muvazaalı olduğunu ve gizli bağış sözleşmesinin ise şekil şartından yoksun olduğunu ileri sürerek dava açabilmelerine imkan veren bir dava türü olduğu, anılan içtihadı birleştirme kararı uyarınca böyle bir davanın açılabilmesi için taşınmazın öncesinde muris adına tapulu olmasının zorunlu olduğu, aksi durumda murisin gizli bağış mahiyetindeki işlemlerinin muris muvazaası davasına konu edilmesinin mümkün olmadığı, somut olayda murisin böyle bir devrinin bulunmadığı gerekçesiyle asıl dava ve birleştirilen davada davacıların muris muvazaasına dayalı davalarının reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacılar tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla

; Mahkemece davanın reddi karar verilmesi yerinde olmakla davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§