Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2026/2157 E. 2026/2956 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/923 E., 2025/2504 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/135 E., 2020/249 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili; dava konusu 10... parsel ve 1 03... parsel sayılı taşınmazın İskan Kanunu'nun 30. maddesine göre...oğlu ... ve ... kızı ...adına tapuya tescil edildiğini, Mahalli İskan Komisyonunun 31.03.2020 tarih ve 1 numaralı kararında mülk sahiplerinin soyadlarına ve adreslerine ulaşılamadığını, ...Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/827 Esas sayılı dosyası ile kayıt maliklerine kayyım tayin edilmesi için dava açıldığını, kayıt maliklerinin hak sahiplerinin iptal edilmesine karar verildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile ... adına tescile karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalıların ad, soyad ve adreslerinin dava dilekçesinde mevcut olmaması nedeni ile HMK'nın 119/2. maddesi gereğince davacı vekiline 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı tarafça herhangi bir bilgiye ulaşılmadığından ilanen tebligat yapılmasının talep edildiği, davacının ... olduğu, her türlü bilgi ve belgeye ulaşma imkan ve yetkisi bulunduğu, davalıların tam isim ve adreslerinin de Hazine tarafından Devlet kayıtları ile belirlenebilir olduğu, kesin sürede eksiklik tamamlanmadığından HMK'nın 119/2. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, karara karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Dosya içeriğinden; dava konusu 10... parsel sayılı 6.590, 90... miktarlı tarla ve 1 03... parsel sayılı 10.572, 60... miktarlı tarla nitelikli taşınmazların 1/2’şer payla...oğlu ... ve ... kızı ...adına 07.02.2013 tarihli yenileme işlemi ile kayıtlı olduğu, davalılar ... ve ...adına çıkarılan dava dilekçesinin tebliğine ilişkin evrakın, muhatapların soy ismi ve adresi bilinmediğinden iade edildiği, Mahkemece 16.06.2020 tarihli ara karar ile davacı vekiline HMK'nın 119/1-b maddesi gereğince davalıların tespitine yarar ad, soyad, TC ve adreslerini bildirmek için 1 haftalık kesin süre verildiği, davacı Hazine vekilinin 29.06.2020 tarihli dilekçe ile, yapılan araştırmada başka bilgiye ulaşılamadığını, TK'nın 28. maddesine göre ilanen tebliğ yapılmasını istediği, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede ...Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli 2019/827 Esas, 2020/1545 Karar sayılı kararı ile dava dışı ... tarafından açılan davada dava konusu 10... ve 1 03... parsel sayılı taşmaz malikleri...oğlu ... ve ... kızı ...TMK'nın 427/1. maddesi gereğince ...Mal Müdürlüğünün kayyım tayin edildiği, kararın 07.06.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki; tapu iptali ve tescil davalarının kayıt maliklerine yöneltilmesinin zorunlu olduğu, kayıt malikinin kim olduğu belirlenemiyor ise kayyım atanması ve kayyımın görev ve sorumluluklarıyla ilgili 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ve 3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun hükümleri dikkate alındığında, ilgililerin hak ve menfaatlerinin korunması amacıyla davanın kayyıma yöneltilmesinde zorunluluk bulunduğu, eldeki davada ise kayıt maliklerine kayyım tayinine ilişkin dava açıldığının dava dilekçesinde bildirildiği ve sonrasında kayyım tayin edildiğine göre davanın kayyıma yöneltilerek devam etmesi gerektiği açıktır.

Hal böyle olunca; kayıt maliklerine atanan kayyım davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.

Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerden ötürü yerinde görüldüğünden kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davacı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§