"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1345 E., 2025/1739 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Niksar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/118 E., 2025/147 K.
Dava kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucu; ...ili, ... ilçesi, ... köyü 1 05... parsel sayılı taşınmazın 1/2 payı ... ve 1/2 payı ... adına tespit edilmiş, yine dava konusu diğer taşınmaz olan aynı yer 106 ada, 86 parsel sayılı taşınmaz tam hisse ile ... adına tespit edilmiş olup itiraz edilmeyip/dava açılmamakla kadastro tespiti 25.10.1991 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı vekili; 1 05... parsel ve 1 06... parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin annesi ...nın da hak sahibi olmasına rağmen hatalı şekilde davalılar adına tescil edildiğini, söz konusu taşınmaza komşu parsellerdeki hak sahipliğinin tapu kayıtları ile de sabit olduğunu ancak taşınmazların her nasılsa davalılar adına haksız şekilde tescil edildiğini, gerekli araştırma ve bilgilendirme olmaksızın yapılan tescilin yok hükmünde ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu yerlerin müvekkiline miras olarak kaldığını ve çok önceden beridir müvekkilinin dede ve diğer büyükleri tarafından kullanıldığını köylülerin ve diğer çevrelerin bildiğini, müvekkilinin annesinin miras hakkı çiğnenerek yapılan hatalı işlem sonucu davalıların sebepsiz yere zenginleştiğini ile sürerek davalılar adına hukuka aykırı biçimde oluşan tapu kaydının iptali ile müvekkilinin annesinin miras payı oranında davacı adına tesciline, bu talebi kabul görmediği takdirde davalıların tapuda ferağ işlemi yapılmasına icbar edilmesine dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar; usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, yargılama aşamasındaki sözlü beyanlarında davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro tespitinin 25.10.1991 tarihinde kesinleştiği, 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi hükmünde kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak dava açılamayacağının açıklandığı, 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesinde belirtilen on yıllık hak düşürücü süreden sonra kadastro öncesi nedene dayalı olarak dava açmış olmasına göre İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcının temyiz eden davacıdan peşinen alınmış olması nedeniyle yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.