"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2026/43 E., 2026/140 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2025/116 E., 2025/205 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda; dava konusu...ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan tarla vasıflı 3 31... parsel sayılı taşınmazın 1 18... ve 1 17... parsel sayılı taşınmazlardan geldiği, anılan taşınmazların senetsizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile dava dışı ...adına tespit edildiği, tespitin 17.06.1999 tarihinde kesinleştiği, taşınmazların 16.07.2016 tarihinde davalıya temlik edildiği ve 02.08.2017 tarihli toplulaştırma işlemiyle 3 31... parsele gittiği, davanın 08.09.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı ...; dava konusu 3 31... parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan annesi ...’ın babası olan mirasbırakan...’a ait iken, mirasbırakan dedesinin ölümü üzerine mirasçısı olan annesi ...’a kaldığını, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.07.1988 tarihli ve 1982/403 Esas, 1988/57 Karar sayılı dosyasında davacının annesi...’nın açtığı el atmanın önlenmesi istekli davanın kabul edildiğini, annesi...’ya ait olduğu ileri sürülen 08.04.1977 tarihli satış senedindeki parmak izinin annesine ait olmadığının el atmanın önlenmesi istekli davada tespit edildiğini ancak kadastro tespiti sırasında dava dışı ...ın dava konusu taşınmaz kendisine isabet etmiş gibi ve sahte satış senedi ile taşınmazı davalı torunu adına tescil ettirdiğini ileri sürerek taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile mirasbırakan annesi ...’ın mirasçıları adına miras payları oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, mirasbırakan tarafından davalıya veya davalının dedesi ...a doğrudan bir temlik yapılmadığını, 1982 tarihli müdahalenin men’i davasında verilen kararın aksine eldeki davada davacının taşınmaz üzerinde hak iddia ettiğini, söz konusu karar dikkate alınsa bile bu karara göre davacının talep edebileceği payın yalnızca ¼ olduğunu, oysa davacının taşınmazın tamamı üzerinde hak iddia ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğu, 08.09.2020 tarihinde açıldığı ve 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinde ön görülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.05.2025 tarihli ve 2023/934 Esas, 2025/927 Karar sayılı kararı ile; taraf teşkilinin usulüne uygun yapılmadığı, tüm mirasçıların davaya katılmaları sağlanarak davaya muvafakatleri olup olmadığının sorulması, muvafakatlerinin olmaması halinde terekeye temsilci atanması, tereke temsilcisi huzurunda davanın görülmesi ve taraf teşkilinin bu şekilde sağlanması gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; mirasçıların davaya muvafakat ettikleri, taraf teşkilinin sağlandığı, muris ...’ın kadastro tespitinden önce 01.09.1988 tarihinde öldüğü, 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi gereği 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve dahili davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.