Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2026/1962 E. 2026/3589 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1561 E., 2025/1332 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Palu Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/52 E., 2022/145 K.

Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro çalışmaları sonucunda, ...ili, ... ilçesi,... Mahallesinde bulunan; 1 16... parsel, 1 20... parsel, 1 25... ve 33 parsel, 1 43... parsel ile ...Mahallesinde bulunan 3 23... parsel ve...Mahallesinde bulunan 2 66... parsel sayılı taşınmazlar vergi kaydı nedeniyle ....... Vakfı adına tespit ve tescil edilmiş, dava konusu 1 25... parselin ... oğlu ...’in, diğer çekişmeli taşınmazların ... oğlu ...’in kullanımında olduğu tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmiştir.

Davacı vekili; kadastro çalışmaları sırasında dava konusu; 1 16... parsel, 1 20... parsel, 1 25... ve 33 parsel, 1 43... parsel, 3 23... parsel, 2 66... parsel sayılı taşınmazların hatalı olarak ....... Vakfı adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazların irsen intikal ve taksim suretiyle davacıya atalarından kaldığını, kadastro tespiti sırasında taşınmazlara uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsamadığını, davalı Vakfın hayrat vakıf niteliğinde olmayıp taşınmazlarda 1967 yılına kadar zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine oluştuğunu, davalı Vakfın ise zilyetliğinin bulunmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini istemiştir.

Davalı ....... Vakfı mütevellisi ...; dava konusu taşınmazların bulunduğu ... ilçesinin tamamının vakıf malı olduğunu, 1958 yılında bölgede yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda 1505 dönüm yerin vakıf adına tespit edildiğini, taşınmazlara kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsadığını, davacının taşınmazlardaki zilyetliğinin 20 yıla ulaşmadığını, ayrıca vakıf mallarının zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Davalı ... Bölge Müdürlüğü vekili; dava konusu taşınmazların vakfiye kapsamında kaldığını, bu nedenle zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazlara uyduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince; davalı .... ... Vakfının mülhak bir vakıf olup doğrudan ve tamamen hayrat niteliği göstermediği, dosya arasında bulunan vakfiyede hudutları belirtilmeksizin bir takım köy isimlerinin yazıldığı, vakfiyenin ilk olarak 1179 H. (1765 M.) tarihinde düzenlendiği, vakfiyede atıf yapılan vergi kayıtlarının sabit sınırlı olmaması nedeniyle vakfiye kapsamını tayin etme olanağının bulunmadığı, yapılan keşifte vergi kayıtlarının dava konusu taşınmazlara uymadığının anlaşıldığı, taşınmazların davacıya murisinin vefatı sonrası yapılan rıza-i taksimle kaldığı ve davacı tarafın taşınmazlarda vakıf mallarının zilyetlikle kazanımı yasaklayan ilk yasal düzenleme olan 903 sayılı Kanunun yürürlük tarihi olan 24.07.1967 tarihinden geriye doğru en az 20 yıl nizasız fasılasız malik sıfatıyla zilyet olduğunu ispatladığı, çekişmeli 3 23... parsel sayılı taşınmaz yönünden kazanım koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili ve davalı ... Bölge Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her ne kadar ... Bey ...Vakfının niteliğine dair Mahkeme tarafından ayrıca bilirkişi incelemesi yaptırılmamış ve vakfiye kapsamı tayin edilmemiş ise de gerek dosya içerisindeki Vakıflar Genel Müdürlüğünün yazı cevabına, gerekse aynı Vakıf ile ilgili olarak Yargıtay denetiminden geçmiş pek çok emsal dosya bulunmasına, bu itibarla adı geçen Vakfın doğrudan doğruya hayrat vakıflardan olmayıp İcare-i Vahideli akarından istifade olunan mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğunun hükmen kabul edilmiş olmasına ve vakfedilmiş malları doğrudan hayrat mal olmadığından zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek nitelikte bulunmasına, vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Kanun'un yürürlüğünden önce 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesindeki şartların davacı taraf yararına oluştuğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalı ... Bölge Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Bölge Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-KARAR-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden ... 5737 sayılı Kanun'un 77. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§