Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2026/1822 E. 2026/3169 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/85 E., 2025/269 K.

Dava, tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.

1975 yılında ...ili,... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz bölümü tespit harici bırakılmıştır.

Davacı; hudutlarını dava dilekçesinde belirttiği yaklaşık 5.745,00 m² yüz ölçümlü taşınmazın babası ...’e ait iken annesi ...’ya hibe edildiğini, ...’nın ölümü ile de taksim sonucu kendisine kaldığını, eklemeli zilyetlik yoluyla taşınmazın 20 yılı aşkın süredir zilyetliklerinde olduğunu ileri sürerek tescil harici bırakılan taşınmaz bölümünün adına tescilini istemiştir.

Davalılar; davanın reddini savunmuş; davalı Hazine vekili taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.

Mahkemece, zilyetlikle edinme şartlarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 21.07.2014 havale tarihli krokili raporda (A) harfi ile gösterilen 9.100,00 m²'lik yerin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; “...eldeki davaya konu taşınmaz hakkında murisler...... ve ... ... tarafından 29.08.1998 tarihinde ...2. Asliye Hukuk Mahkemesine 1998/316 Esas sayılı dosyası ile açılan tescil davasında dava konusu taşınmaz,...ve ... ... adına tescile karar verilen yerin miktar fazlası olarak belirlenip davanın reddedildiği, davacı ... tarafından 07.07.2011 tarihinde açılan davada dava konusu taşınmazın babasından annesine, annesinden de kendisine kaldığı iddiasına dayandığı, ne var ki murisleri tarafından açılan ve irsi halefleri olması nedeniyle kendisi yönünden de kesin hüküm oluşturan ilamın kesinleştiği tarihten itibaren davacı ... lehine zilyetlikle iktisap koşullarından olan 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı, hal böyle olunca, Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu...” gerekçesiyle karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının malik sıfatı ile zilyetlik süresi 20 yıl olmadığından davanın reddine, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 18. maddesi gereği Hazine adına tesciline karar verilmiş, davacının temyizi üzerine, Dairece; "....Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına göre davacının temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak hükmün infazı yönünden resen yapılan incelemede dava konusu taşınmaz bölümünün 1975 yılında ...ili... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 766/2 gereğince tespit harici bırakıldığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sayfası üzerinden yapılan sorgulamada taşınmaz bölümünün karar tarihinden evvel 14.08.2018 tarihinde ihya sebebiyle Hazine adına tescil edilen 17 63... parsel numarası ile kaydedilen taşınmazların sınırları içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca... teknik bilirkişiden koordinatlı kroki ile çakıştırılarak hazırlanmış rapor alınıp tescil davasına konu çekişmeli taşınmazın ihdasen Hazine adına kaydedilen 17 63... parsel sayılı taşınmazlar sınırları içerisinde kalıp kalmadığı kesin olarak belirlendikten sonra, tamamı ihdasen oluşan tapulu alanda kalıyor ise davanın konusuz kaldığı düşünülerek karar verilmeli, tapulu alanda kalmayan kısım yönünden ise Hazine adına tescil hükmü kurulmalıdır..." gerekçesiyle karar bozulmuş, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda işlemden kaldırılan dosyanın üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-KARAR-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Mahkeme kararının ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın ...6. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-3. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 20.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§