Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2026/1757 E. 2026/2421 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1422 E., 2025/1644 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ladik Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/144 E., 2025/124 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, dava konusu 2 43... parselin dava dışı ... adına; 1 05... parselin davacıların murisi ... ... adına tespit ve tescil edildiği, diğer dava konusu 1 10... ve 39, 1 15... , 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazların ise dava dışı ... adına tespit edildiği, davacıların mirasbırakan babası ... ...'ün tespite itirazı üzerine Ladik Kadastro Mahkemesinin 2008/3 Esas, 2011/6 Karar sayılı dosyası üzerinden açılan davanın reddi ile tespit gibi tescile karar verildiği ve kararın kesinleşmesi üzerine 1 10... ve 39, 1 15... , 3 ve 5 parsel taşınmazların 20.05.2011 tarihinde ... adına hükmen tescil edildiği, daha sonra eldeki davanın davalıları ... ve ... tarafından anılan taşınmazlar hakkında kayıt maliki ... aleyhine kadastro öncesi nedene dayalı olarak Ladik Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/138 E.sas, 2022/102 Karar (bozma öncesi 2013/6 Esas, 2014/6 Karar) sayılı dosyası üzerinden açtıkları davanın miras payı oranında kabulüne karar verildiği ve kararın deracattan geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Davacılar; mirasbırakan dedeleri ... ...'den kalan dava konusu 1 05... , 24 parseller, 110 ada, 21, 39, 42 parseller, 1 11... , 2 35... , 115 ada, 1, 2, 3, 4, 5 parseller, 243 ada, 5, 54, 64, 65, 66, 67, 68 parseller ve 2 58... parsel sayılı taşınmazlarda tüm mirasçıların miras hakkı olduğu halde mirasbırakan babaları ... ...'ün taşınmazlardan hiçbir hak alamadığını, taşınmazların davalılar adına kayıtlı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarını tescilini istemişler, aşamada 1 05... , 1 10... , 1 11... , 2 35... , 1 15... ve 4 , 2 43... , 64, 65, 66, 67... ada 7 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davadan feragat ettiklerini bildirmişlerdir.

Davalılar; iddiaların doğru olmadığını, taşınmazların bir kısımının Mahkeme kararıyla hükmen adlarına tescil edildiğini, bir kısmının ise kendileriyle alakası olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlar; davalı ...'in yargılama sırasında ölümü ile mirasçıları davaya dahil edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu 1 10... , 39... ada 1, 3, 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalılar ... ve ... tarafından tespit maliki ... aleyhine açılan Ladik Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/138 Esas, 2022/102 Karar sayılı dosyasının eldeki dava yönünden kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle davanın reddine; dava konusu 1 05... parselin davacıların mirasbırakanı ... ... adına kayıtlı olduğundan bu parsel yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine; dava konusu 2 43... parsel sayılı taşınmaz yönünden dava dışı 3. kişi adına kayıtlı olduğundan pasif husumet yokluğundan reddine; diğer dava konusu 1 05... , 1 10... , 1 11... , 2 35... , 1 15... ve 4 , 2 43... , 64, 65, 66, 67... ada 7 parseller yönünden ise davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 2 43... parselin kayıt malikinin dava dışı ... olması nedeniyle davalıların pasif husumetinin bulunmadığı, 1 05... parselin davacıların babası ... ... adına kayıtlı olduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesinin doğru olduğu, diğer dava konusu 1 10... , 39, 1 15... , 3, 5 parseller yönünden ise Mahkemece kesin hüküm teşkil ettiği belirtilen Ladik Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/138 Esas, 2022/102 Karar sayılı dosyası ile eldeki davanın tarafları farklı olduğundan anılan dosyanın eldeki dava açısından kesin hüküm teşkil etmeyeceği, ancak davacıların murisi ... ... tarafından dava konusu aynı taşınmazlar hakkında aynı iddialarla Ladik Kadastro Mahkemesinin 2008/3 Esas, 2011/6 Karar sayılı dosyası üzerinden açılan ve redle sonuçlanan davanın eldeki davacılar bakımından kesin hüküm teşkil ettiği gözetildiğinde davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru olduğu, feragat edilen parseller yönünden de davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesinin usule uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı ...'ün istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı ...'ten temyiz karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§