"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/29 E., 2025/621 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/364 E., 2024/299 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde ikamet ettiğini köyde 2008 yılında kadastro çalışmaları yapıldığını, 3 50... parselin davalılardan kardeşi ...'a tam hisseli, 3 60... , 3 66... , 3 68... sayılı parsellerin davalılardan ... ile ... adına 1/2 hisseli, 3 50... , 3 61... , 3 63... , 3 19... , 3 51... , 3 51... , 3 51... , 3 60... , 15, 31, 40, 48, 3 66... parsel ve 3 69... parsel sayılı taşınmazların davalılar ..., ... ve Şevket adına 1/5 hisse ile tespit ve tescil edildiğini, davalıların kardeşi olduğunu, taşınmazlar üzerinde kendisinin de hak ve hissesi bulunduğunu, kadastro sırasında hatalı olarak davalılar adına tescil edildiğini, davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile sunacağı mirasçılık belgesindeki hissesi oranında adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamışlardır. Davalı ..., 11.07.2011 havale tarihli ayrı ayrı sunduğu dilekçelerinde özetle; 3 66... parseli babası ...'ın, eşi ...'a verdiğini, ...'in de oğulları davalı ... ve ...'e hibe olarak verdiğine dair 24.10.1997 tarihli senet fotokopileri ile tapu fotokopilerini sunduğunu, 3 50... parseli ise 1000 TL bedelle tapuda ...'ın babası ...'a sattığını beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli ve 2013/586 Esas, 2020/70 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın, daha önce 08.07.2014 tarihli celsede işlemden kaldırıldığı, davacı tarafça yenilendiği, 03.03.2015 tarihli celsede yeniden işlemden kaldırıldığı ve davacı tarafça yenilendiği, ancak davacı tarafın 20.02.2020 tarihli oturumda hazır olmadığının görüldüğü gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 150/6. maddesi gereğince davanın takipsiz bırakılması sebebi ile açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın tereke temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin 24.05.2023 tarihli ve 2023/611 Esas, 2023/750 Karar sayılı kararıyla; dosyaya ibraz edilen nüfus ve ... . Noterliğince düzenlenen mirasçılık belgesine göre davacı ...'ın 30.10.2017 tarihinde ölümü ile geriye eşi ...'den olma evlatları ..., ..., ..., kızı ... çocukları ... ve ..., kızı ... çocukları ..., ... ve ..., oğlu ... çocukları ..., ... ve ... ile ... ve ..., oğlu ... çocukları ..., ... ve ...'ın mirasçı olarak kaldığı, davacı mirasçılarından ... ve ...'ın Avukat ... ... ve Avukat ... ...'e vekaletname verdiği, mirasçı ... ve ... vekili Avukat ... ve Avukat ... ...'in duruşmalara katıldığı, ancak Mahkemece ...'ın diğer mirasçılarına tebligat yapılarak dava ve duruşmadan haberdar edilmedikleri, davaya dahil olan mirasçı ...'ın terekeye temsilci atanması için kendisine süre verilmesini istediği, Yerel Mahkemece davacı tarafa süre verildiği, ancak 20.02.2020 tarihli celsede 3. kez işlemsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, İstanbul Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 24.11.2020 tarihli ve 2019/73 Esas, 2020/59 Karar sayılı terekeye Avukat ...'ın temsilci atanması kararının Mahkemesince dosyaya gönderildiği, Mahkemece kararın tereke temsilcisine tebliği üzerine verilen karara karşı tereke temsilcisi tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, her ne kadar Yerel Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş de Mahkemenin kabulünün dosya kapsamına uygun düşmediği, zira Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2021/9565 Esas, 2022/39 12... .05.2022 tarihli emsal teşkil eden kararında da belirtildiği üzere, dava devam ederken davacının ölmesi halinde mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan mirasçıların tümünün davayı birlikte yürütmelerinin HMK'nın 60. maddesinin bir gereği olduğu, HMK'nın 55. maddesine göre de taraflardan birinin ölümü halinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunda belirlenen süreler geçinceye kadar davanın erteleneceği, mirasçılardan bazısı duruşmaya gelmezse, gelen mirasçıya, gelmeyen mirasçıların olurlarının alınması ya da TMK'nın 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması için süre verileceği, temsilci atanırsa davaya temsilci huzuru ile devam edileceği, davacının yargılama sırasında ölmesi halinde yargılamanın görülebilirlik koşulu olan taraf teşkili sağlanmadan sonuca gidilemeyeceği, taraf teşkilinin sağlanması zorunlu bulunduğundan, yargılama sırasında ölen davacının tüm mirasçılarının tespit edilerek davaya olur verip vermediklerinin saptanması, olur verilmezse TMK’nın 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması yoluyla taraf teşkilinin sağlanması, sonrasında yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması gerektiği somut olayda; Yerel Mahkemece taraf teşkilini sağlamaksızın, davadan kendi imkanları ile haberdar olan yalnızca iki mirasçısı ile davaya devam ederek daha sonradan da davanın açılmamış sayılmasına karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, zira davacı ...'ın davadan haberdar olan ... ve ... dışında diğer mirasçılarının da bulunduğu, ölüm ile davacının vekilinin vekalet görevi sona ermesi nedeniyle vekilinin ölü davacı mirasçılarının vekaletnamesini sunması ve terekeye mümessil tayin ettirme yükümlülüğünün bulunmadığı, Mahkemece re'sen taraf teşkilinin sağlanmasının zorunlu bulunduğu halde yargılama sırasında ölen davacının tüm mirasçılarına duruşma günü tebliğ ederek mirasçılarının davadan haberdar edilmemesi ve davada taraf koşulunun sağlanmamasının doğru olmadığı, dosya istinaf aşamasında iken Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/73 Tereke - 2020/59 Karar sayılı ilamı ile eldeki dosyada ...'ın miras şirketine temsilci olarak TMK'nın 640/3. maddesi gereğince Avukat ...'ın atanmasına karar verildiği, böylece taraf koşulunun artık tamamlandığı anlaşıldığından Mahkemece işin esasına girilerek iddia ve savunma doğrultusunda deliller toplanması ve toplanan deliller değerlendirilerek sonucuna göre esastan karar verilmesi gerekirken HMK'nın 55. maddesi göz ardı edilerek mirasçıların tamamına tebligat yapılarak taraf teşkili sağlanmadan davanın takip edilmediğinden bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın yeniden görülmesi için Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalıların kardeş oldukları, murisi Kamil'den intikal eden ve tapuda miras hissesi oranında tescil yapılmayan 6 parselin hissesi oranında tescilinin talep edildiği, 350/6 parselin 2008 yılında yapılan kadastro sonucu ...'ın 20 yılı aşkın zamandan beri çekişmesiz aralıksız malik sıfatıyla zilyet olduğundan ... adına tescil edildiği, keşif mahallinde alınan tanık beyanları ile dava konusu yerlerin muris ...'a ait olduğu, ölümünden sonra da çocuklarına geçtiği ancak kardeşler arasında taksimatın nasıl yapıldığının tanık beyanları ile bilinmediği, ...'ın 20 yılı aşkın zamandan beri çekişmesiz aralıksız malik sıfatı zilyet olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... mirasçılarından ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay'ın emsal ilamlarında da belirtildiği gibi; Anadolu 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/73 Tereke - 2020/59 Karar sayılı ilamı ile iş bu dosyada ... terekesine Avukat ...'ın temsilci olarak atandığı, tereke temsilcisine davanın bildirildiği ve temsilcinin yargılamaya katıldığı, bilindiği üzere Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği, tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisinin ortadan kalktığı, başka bir söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisinin sona ereceği ve bununla bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkının miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçeceği, somut olayda, istinafa konu kararın tereke temsilcisine tebliğ edilmesine rağmen tereke temsilcisinin karara karşı istinaf talebinde bulunmadığı, karara karşı yalnızca davacı mirasçılarından ... ve ... tarafından istinaf başvuru talebinde bulunulduğu, ne var ki davayı açan davacının mirasçılarının davada takip yetkisinin kalmaması nedeniyle karara karşı istinaf talebinde bulunmalarına yasal olanak olmadığı gerekçesiyle mirasçılar ... ve ... vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı mirasçıları ... ve ... vekili ve tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Açıklanan sebeplerle;
Tereke temsilcisinin süresi içinde hükmü istinaf etmediği, hükmü istinaf etmeyen tereke temsilcisinin temyiz etme hakkı da bulunmadığı anlaşıldığından temyiz dilekçesinin REDDİNE, Peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine; Davacı mirasçıları ... ve ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı mirasçıları ... ve ...'tan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.