Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2026/1598 E. 2026/2390 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/25 E., 2024/298 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı mirasçıları ... vd tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Dava, mükerrer tapunun nedeniyle iptali istemine ilişkindir.

Davacı ...; davalıların uhdesinde bulunduğunu iddia ettikleri 23.10.19 79... , 4 ve 5 sıra numaralı tapu kayıtlarının, murisi ... oğlu ... adına kayıtlı 3 Kanuni Sani 12 90... sıra numaralı tapu kaydının içinde kaldığını, murisi adına kayıtlı tapu kaydının daha eski tarihli olup geçerli olduğunu ileri sürerek sözü edilen tapu kayıtlarının iptali ile taşınmazların kapsamında kalan yerlerin murisi adına kayıtlı taşınmaz içerisinde kaldığının tespitine karar verilmesi isteğiyle dava açmıştır.

Davalılar; davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece; davacının iddiasına konu yere davalı tarafın dayandığı tapu kaydının uyduğu, davacının dayandığı tapu kaydının ise uymadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı ... mirasçıları ... ve ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede hüküm tarihinden sonra kadastro çalışması yapıldığının anlaşıldığına değinilerek, dosya içerisinde bulunan fen bilirkişi raporları ile kadastro paftasının çakıştırılması suretiyle, fen bilirkişi raporunun fenni sıhhate haiz olmayıp çakıştırılma imkanının bulunmaması halinde ise gerektiğinde keşif yapılmak ve dayanak kayıtların revizyonlarından da yararlanılmak suretiyle dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenip düzenlenmediğinin belirlenmesi ve tutanak düzenlendiğinin anlaşılması halinde Kadastro Mahkemesi görevli olacağından, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesi gereğince dava dosyasının Kadastro Mahkemesine aktarılması, taşınmaz ya da taşınmazların tespitlerinin kesinleştiğinin anlaşılması halinde malik hanelerinin hukuken boş hükmünde olup malik hanesinin sehven doldurulmasının hukukça değer taşımayacağının gözetilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılamada, dosyanın takipsiz bırakılması nedeniyle işlemden kaldırıldığı, 3 aylık süre içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 55. maddesinde ''Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.'' hükmü düzenlenmiştir, Dava sırasında taraflardan birinin ölümü halinde taraf teşkilinin sağlanması kamu düzenine ilişkin olup davanın her aşamasında hakim tarafından re’sen nazara alınması gereken bir olgudur ve temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re'sen gözetilmesi gereklidir.

Miras yoluyla intikali mümkün hakların konusunu oluşturduğu bir davada davacının ölümü hâlinde HMK’nın 55. maddesi gereğince Mahkemece, davacının mirasçılarının tamamı tespit edilerek davadan haberdar edilmeleri gerekir. Davacının tek bir mirasçısının bulunması hâlinde bu mirasçı, birden fazla mirasçısının bulunması hâlinde de TMK’nın 640. maddesi uyarınca terekeye elbirliğiyle malik olmaları sonucu aralarında HMK’nın 59. maddesi gereği mecburi dava arkadaşlığı bulunan mirasçıların tamamı davadan haberdar edilerek murisleri tarafından açılan davaya devam etme iradesinde olup olmadıkları belirlenmelidir. Bu doğrultuda yapılacak tebligatlar sonrasında mirasçıların terekeyi kabul veya ret etmemiş olmaları hâlinde TMK’nın 606. maddesinde belirlenen üç aylık mirasın reddine dair süre beklenerek mirasçıların tamamının davaya katılımı ile taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilir. Ayrıca gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Mahkemece, davayı takip için kayyım tayin edebilecektir. Ancak her hâlükârda davacının ölümünden sonra yargılamaya devam edilebilmesi için Mahkemece mirasçıların tamamının davaya katılımının sağlanması veya terekeye temsilci atanması yoluyla taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam edilip hüküm kurulması gerekir.

Somut olayda; 1915 doğumlu davacı ...'nun 01.02.2005 tarihinde öldüğü, geride çocuklarının kaldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bozma öncesi yapılan yargılamada davanın reddine dair verilen karar, davacının bir kısım mirasçıları tarafından temyiz edilmiş, yukarıda yazılı gerekçe ile Mahkeme kararı bozulmuş, Mahkemece, bozmadan sonra davacıya duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkarılmasına dair ara karar kurulmuş, davacı mirasçılardan ...'ın katıldığı sonraki duruşmada davacı muris ...'nun veraset ilamının sunulması için süre verilmiş, bir sonraki duruşmada ise duruşmaya katılan olmadığı, davanın takip edilmediği gerekçesiyle dosya işlemden kaldırılmış, bilahare süresi içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Ne var ki HMK'nın 55. maddesi gözetilmeksizin, davanın görülebilirlik koşulu olan taraf teşkili sağlanmadan sonuca gidilmesi isabetsizdir.

Hal böyle olunca, yargılama sırasında ölen davacı ...'nun veraset ilamı (güncel) temin edilerek usulüne uygun olarak taraf teşkilinin sağlanması ve bundan sonra bir karar verilmesi gerekirken, değinilen husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.

Davacı mirasçılarının açıklanan nedenden ötürü yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§