Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2026/1594 E. 2026/2517 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1707 E., 2025/1102 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/227 E., 2024/286 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil; olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

Kadastro çalışmaları sonucunda, ... ili, ... ilçesi,... (...) köyü çalışma alanında bulunan 1 09... parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına; 1 09... parsel sayılı taşınmazın... oğlu ... adına tespit edildiği, kadastro tespitlerinin 12.02.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili: ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 09... parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğunu, davalı ...'a ait 1 09... parsel sayılı taşınmaz ile davacıya ait 1 09... parsel sayılı taşınmaz arasındaki sınırın kadastro sırasında değiştiğini ve zemindeki sınırlara bağlı kalınmadığını, yine sınır ihlalinin davalı ...'a ait 1 09... parsel sayılı taşınmazla olan sınırda da mevcut olduğunu ileri sürerek davacıya ait 1 09... parsel sayılı taşınmaz ile davalılar adına kayıtlı 1 09... ve 5 parsel sayılı taşınmazların sınırlarının düzeltilmesini, bunun mümkün olmaması halinde ise bedel istemiştir.

Davalı ...; davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde yazılı on yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davacının ileri sürdüğü iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunmuştur.

Diğer davalılar tarafından yasal süresi içerisinde dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının 12.02.2009 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 02.07.2021 tarihinde açıldığı görülmekle davanın Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesine göre belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmediği, davalı ...'a dosyaya sunmuş olduğu 19.11.2021 havale tarihli dilekçesinin davayı kabul beyanı olduğuna ilişkin herhangi bir bildirim veyahut beyanda bulunmadığı gerekçesiyle davanın Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle usulden reddine, davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı ancak 4. celsede verilen 27.06.2024 tarihli kısa kararın 1 nolu hüküm fıkrasında davanın Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, gerekçeli kararda ise 1 nolu hüküm fıkrasında davanın Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince hak düşürücü süre geçmiş olması sebebiyle usulden reddine karar verildikten sonra 2 nolu hüküm fıkrasında tapu maliki olmayan davalı ... hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında uyumsuzluk çıkmasına sebebiyet verildiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış ve yeniden hüküm kurularak davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince hak düşürücü sürenin geçmiş olması sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§