"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/178 E., 2025/1123 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/359 E., 2023/354 K.
Dava kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda; ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 05... parsel sayılı taşınmazın, irsen, intikalen, taksimen ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak belgesizden fındık bahçesi ve tarla vasfıyla 1/3 hisse oranında ... ve 2/3 hisse oranında davalılar murisi ... ... adına ölü kaydı düşmek suretiyle ve taşınmaz üzerindeki muhtesatın davalı ...'ya ait olduğunun tespiti ile beyanlar hanesine kayıt düşülmek suretiyle adlarına tespit edildiği, askı ilanlarının 29.08.2007-27.09.2007 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitinin kesinleşerek taşınmazın tapuya tescil edildiği, aynı yer 1 05... parsel sayılı taşınmazın da 1977 tarihli tapu kaydına istinaden fındık bahçesi vasfıyla 189/280 hissesi oranında ... ..., 91/280 hissesi oranında ...'nın ölü kaydının beyanlar hanesine düşülmesi suretiyle adlarına tespit edildiği, askı ilanlarının 29.08.2007-27.09.2007 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitinin kesinleşerek taşınmaz tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili; 1 05... nolu parsel sayılı taşınmazın kayıt malikleri tarafından 28.09.2011 tarihinde davacıya satış suretiyle devredildiğini, ancak ... ailesinin de, satın alma sonrası davacının da fiilen zilyetliklerinde olan taşınmazın bu taşınmazın bitişiğinde olan 1 05... parsel sayılı taşınmaz olduğunu, davacının parsel numaralarında yaşanan bu hatayı farkedince aplikasyon talebinde bulunduğu ve tapu kayıt maliklerine ulaşmaya çalıştığını, ancak sonuç alamadığını, 1 05... parsel sayılı taşınmazın davalı ... ve davalılar murisi ... ... adına olan kaydını bu haliyle yolsuz olduğunu, satın almaya dayalı eklemeli zilyetlik yoluyla kazandırıcı zamanaşımı şartlarının davacı lehine gerçekleştiğini belirterek taşınmazın ve beyanlar hanesinde yer alan muhdesatın tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili; zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacının ispat külfetini yerine getirmediğini, tapulu taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisabının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ... ve ...: ayrı ayrı sundukları dilekçeler ile davacının davasında haklı olduğunu, davayı kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereğince hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleştiği 28.09.2007 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 20.07.2022 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu, dava konusu taşınmazda ... ... mirasçılarına ait pay yönünden mirasçılar arasında elbirliği mülkiyeti söz konusu olduğundan, kabul beyanının geçerli olabilmesi için aynı ortaklıkta yer alan aynı mirasçıların davayı kabul etmeleri gerektiği, ... ... mirasçılarından bazılarının davayı kabullerinin hukuki sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle hata hukuksal nedenine dayalı davanın yalnızca akidine karşı ileri sürülebileceğine göre sonucu itibariyle doğru olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.