"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1421 E., 2025/3639 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yenice(Karabük) Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/100 E., 2024/202 K.
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili; davacıların muris ......’nin eşi ...’nin önceki evliliğinden olan torunları olduğunu, ... ile ......’nin 1981 yılından itibaren ... köyü 1 69... parsel sayılı taşınmaz üzerinde birlikte yaşadıklarını, taşınmazın ...... tarafından yapıldığını ve uzun yıllar boyunca taşınmaz üzerinde tasarruf ve harcamalarda bulunduklarını, kadastro çalışmaları sırasında murisin önceki evliliğinden olan çocukları tarafından mirasçılardan mal kaçırma amacıyla dava konusu 1 69... ve 1 70... parsel taşınmazların davalı adına tescil ettirildiğini, yapılan tescilin yolsuz olduğunu, muris ...’nin de taşınmazlar üzerinde hak sahibi olduğunun tanık ve araştırmalarla ortaya çıkacağını belirterek tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın Kadastro Kanunu’nda öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, kadastro tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık sürenin dolduğunu, davalının 1 69... parsel ile ilgisinin bulunmadığını, gerçek muhatabın 1 69... parsel malikleri olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1 69... parsel yönünden kadastro tutanağının 19.01.2009 tarihinde kesinleştiği, Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu, 1 70... parsel yönünden ise taşınmazın dava dışı malik adına kayıtlı olduğu ve davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, 1 69... parsel bakımından davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, 1 70... parsel bakımından ise dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin kamu düzenine ilişkin olduğu ve somut olayda sürenin dolduğu, ayrıca 1 70... parsel yönünden kayıt malikinin dava dışı kişi olması nedeniyle davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle 1 70... parsel sayılı taşınmaz yönünden de hak düşürücü süre geçtiğine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.