Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2026/1431 E. 2026/2214 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2332 E., 2025/1938 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : İnegöl 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/318 E., 2022/398 K.

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı taktirde tenkis istemine ilişkindir.

Davacı vekil; muris ...'un ... ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 30... ve 22 parsel sayılı taşınmazlarını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak oğlu olan davalı ...'a satış göstermek suretiyle temlik ettiğini, murisin satış yapmasını gerektirir bir neden bulunmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların müvekkilinin hissesi oranında adına tesciline, olmadığı takdirde saklı payı oranında tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı davaya cevap vermemiş; aşamada söz konusu satış işleminin gerçek bir satış olduğunu, müvekkili tarafından murise ödeme yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazlardan 1 30... parsel sayılı taşınmazın tapuda davalı adına kayıtlı olmadığı ve 14.10.1998 tarihli tesis kadastrosu ile ... adına tespitinin yapıldığı, bu parsel yönünden davalının pasif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın taraf sıfatı yokluğundan usulden reddine, dava konusu edilen 1 30... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde davalı adına 14.10.1998 tarihli tesis kadastrosu kapsamında tespitinin yapıldığı ve kadastro tespit tutanağının incelenmesinde tespit tutanağının düzenlenmesinden önce dava konusu taşınmazın ... tarafından davalı ...'a satışının yapıldığı, bilindiği üzere 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının murisin tapulu taşınmazları bakımından uygulanabilir nitelikte olup tapusuz taşınmazlar menkul hükmünde olduğundan ve teslimle mülkiyet geçeceğinden, bu tür taşınmazlar bakımından uygulama alanı olmadığı gerekçesiyle bu parsel yönünden muris muvazaası nedenine dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine, davacı tarafın tenkis talebi yönünden yapılan değerlendirmede; davacı taraf tanıklarının beyanlarından da anlaşıldığı üzere davaya konu taşınmazın murisin ölümünden önce davalı tarafa devrinin yapıldığı, devrin yapıldığı tarihte davacının bu durumdan haberdar olduğu, devir sonrasında dava konusu 1 30... parsel sayılı taşınmaz üzerine davalı tarafından ev yapıldığı, davalının dava konusu taşınmazın muris tarafından davalıya devredildiğini muris hayatta iken bildiği halde davacının murisin ölümünden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tenkis istemli dava açılmadığından hak düşürücü sürenin geçirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 1 30... parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı olmadığı, tapu iptal ve tescil davasının tapu maliki aleyhine açılması gerektiği bu durumda davalının bu parsel yönünden pasif husumetinin bulunmadığı, 1 30... parsel sayılı taşınmazın kadastro öncesi tapusunun bulunmadığı, tapuda yapılmış her hangi bir devir olmadığı, zilyetlik ve senetsizden davalı adına tescil edildiği, tenkis yönünden ise 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiği, davanın reddine yönelik kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-KARAR-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§