Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2026/1420 E. 2026/2211 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1296 E., 2024/1608 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/294 E., 2023/105 K.

Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras hissesi oranında tapu iptali-tescil, olmazsa tenkis ve müstakilen tenkis isteklerine ilişkindir.

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'nın ölümüyle geriye mirasçı olarak kızı ..., davalılardan oğlu ... ve davacıların murisi ... ...'nın kaldığını, muris ...'nın sağlığında ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 32... parsel, 1 21... parsel, 1 39... parsel, 1 39... parsel, 1 31... parsel, 1 39... parsel, 1 41... parsel, 1 21... parsel, 1 40... parsel ve 1 40... parsel sayılı taşınmazlarını torunu olan davalı ...'ya (diğer davalı ...'nın oğlu) satış yoluyla temlik ettiğini, yine murisin aynı yerde bulunan 1 29... parsel, 1 29... parsel, 1 32... parsel, 1 40... parsel, 1 41... parsel, 1 29... parsel, 1 31... parsel, 1 23... parsel ve 1 23... parsel sayılı taşınmazları davalı ...'ya hibe ve rücu şartıyla devrettiğini, murisin aynı yerde bulunan 1 23... parsel, 1 23... parsel, 1 23... parsel ve ... köyü 30 19... parsel sayılı taşınmazlarını ise diğer davalı ...'ya bağış yoluyla devrettiğini, muris tarafından gerçekleştirilen tüm işlemlerin davacılardan mal kaçırmak ve davacıları mirastan mahrum bırakmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek muris ... tarafından davalı ...'ya muvazaalı olarak satışı yapılan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında davacılar adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise, davalılardan ...'ya bağış olarak devredilen taşınmazlar ve davalılardan ...'ya bağış olarak devredilen taşınmazlar yönünden tenkis hesabı yapılarak davacıların saklı payı oranında davacılara ödenmesine ve tazminine, bu doğrultuda şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin devir tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, tapu iptali ve tescil talebinin mümkün görülmediği takdirde muris tarafından davalılara devredilen tüm taşınmazlar yönünden tenkis talebinin kabulü ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; bağışlama, rücu şartıyla hibe ve ölünceye kadar bakma akitleri yönünden davanın zamanaşımına uğradığını, muris ile davalılar arasında yapılan satış işleminin muvazaalı olmadığını, taşınmazların tapu kayıtlarındaki gerçek değeri ile satış değerinin aynı olduğunu, davalıların taşınmazları alım gücü bulunduğunu, murisin ölüm tarihi itibariyle başka taşınmazlarının da olduğunu, dava konusu taşınmazlardan bir kısmının kök muristen gelmeyip 3. kişilerden satın alma yoluyla davalılarca edinildiğini, iddia edilen muvazaalı işlem tarihleri, murisin ölüm tarihi ve dava tarihi arasında çok uzun yılların geçtiği göz önüne alındığında davacıların kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazlardan ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 32... , 1 39... , 1 39... , 1 31... , 1 41... , 1 21... , 1 40... ve 1 40... parsel sayılı taşınmazların tam hissesinin 1 39... parsel sayılı taşınmazın ise 2/3 oranındaki hissesinin 21.01.1975 tarihinde muris ... oğlu ...'ya vekaleten ... tarafından davalı ... oğlu ...'ya satış yoluyla devredildiği, dava konusu taşınmazlardan ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 32... , 1 40... , 1 41... , 1 29... , 1 29... , 1 29... , 1 31... parsel sayılı taşınmazların 1968 yılında muris ... tarafından oğlu ...'ya rücu şartı ile hibe yoluyla devredildiği, 1987 yılında da bu taşınmazların ... tarafından oğlu davalı ...'ya hibe yoluyla devredildiği, dava konusu taşınmazlardan ... İli ... İlçesi ... köyü 1 23... , 1 23... ve 1 23... parsel sayılı taşınmazların muris ... tarafından oğlu ...'ya rücu şartı ile hibe yoluyla devredildiği, dava konusu taşınmazlardan ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 23... , 1 23... , 1 21... ve ... Mahallesi 30 19... parsel sayılı taşınmazların muristen gelmediği, dava dışı üçüncü şahıslardan satın alındığı, murisle ilgisi olmadığının anlaşıldığı, davacılar vekilinin muris muvazaası nedeniyle ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 32... , 1 39... , 1 39... , 1 31... , 1 41... , 1 21... , 1 40... , 1 40... , 1 39... ve 1 21... parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali miras payları oranında davacılar adına tescilini, geriye kalan diğer taşınmazlar yönünden ise tenkise karar verilmesini talep ettiği, tarafların ortak murisi olan kök muris ... oğlu ...'nın 27.03.1981 tarihinde öldüğü, bu durumun ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/865 Esas, 2020/853 Karar sayılı ilamıyla sabit olduğu, davacıların murisi ... ...'nın ise 06.05.2011 tarihinde öldüğü, öncelikle tenkis talebi yönünden yapılan incelemede; murisin ölüm tarihinde yürürlükte olan 743 sayılı Medeni Kanunu'nun 513. maddesinin esas alındığı, murisin 27.03.1981 tarihinde öldüğü, mirasın açılmasının murisin ölümüyle gerçekleştiği, ilgili madde uyarınca tenkis davası açma süresinin 27.03.1986 tarihinde sona erdiği gerekçesiyle davacıların tenkis taleplerinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine, muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise tüm dosya kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde, müzekkere cevapları, tanık beyanları, keşif ve bilirkişi raporları delil olarak kabul edilmekle tarafların murisinin 1968 yılında birçok taşınmazını oğlu ...'e hibe yoluyla devrettiği, ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 32... , 1 39... , 1 39... , 1 31... , 1 41... , 1 21... , 1 40... , 1 40... , 1 39... parsel sayılı taşınmazları da 1975 yılında davalı torununa satış yoluyla devrettiği, devir tarihinde davalı torun ...'nın yaşının çok küçük olduğu, murisin taşınmazları satmayı gerektirecek maddi zorunluluğunun bulunmadığı, murisin asıl amacının mirasçılarından mal kaçırmak olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle bu taşınmazlar yönünden davanın kabulüne, tapu iptali ve tescil talep edilen 1 21... parsel sayılı taşınmazın muristen gelmediği, müteveffa ... tarafından dava dışı üçüncü şahıslardan alındığının anlaşıldığı gerekçesiyle bu parsel yönünden talebin reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı satış yolu ile devredilen taşınmazlar yönünden miras hissesi oranında tapu iptali-tescil ve terditli olarak tenkis, bağış yolu ile devredilen taşınmazlar yönünden tenkis talebine ilişkin olduğu, muris muvazaası hukuksal sebebine dayalı tapu iptali ve tescil talebi yönünden yapılan incelemede; somut olayda; tarafların ortak murisi ...'nın ... ili, ... köyü, 1 32... parsel, (eski 307 parsel), 1 39... parsel (eski 396 parsel), 1 39... parsel (eski 423 parsel), 1 31... parsel (eski 293 parsel), 1 39... parsel (eski 1242 parsel), 1 41... parsel (eski 126 parsel), 1 21... parsel (eski 2128 parsel) 1 40... parsel (eski 2130 parsel), 1 40... parsel (eski 2132 parsel) sayılı taşınmazları 21.01.19 75... yevmiye sayılı resmi senet ile davalı ...'e temlik ettiği, temlik tarihinde davalı ...'in dokuz yaşında olduğu, muris ...'in bahsi geçen taşınmazlar haricinde davalı ...'e yedi adet taşınmazı bağış yolu ile, dört adet taşınmazını ise davalı ...'e bağış yolu ile temlik ettiği, davalılara satış ve bağış yolu ile temlik edilen taşınmazların murisin tüm mamelekine göre makul sınırda kalmadığı, muris ...'in sosyal-ekonomik durumu itibariyle taşınmaz satmaya ihtiyacı olmadığı, murisin amacının tek oğlu olan davalı ... ve torunu davalı ...'i koruyup gözetmek olduğu, murisin kızlarından mal kaçırmak kastıyla hareket ettiği, yapılan temlikin murisin diğer mirasçılarından mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, her ne kadar davalı ... tarafından satış bedellerinin ödendiği ileri sürülmüş ise de bu hususta herhangi bir delil sunulmadığı ve iddianın ispatlanmadığı, muris muvazaası iddiasına dayalı davalar için herhangi bir zamanaşımı ve hak düşürücü süre öngörülmediğinden kural olarak muris muvazaasına ilişkin davaların her zaman açılabileceği, esasen geçersiz olan görünürdeki işlemin aradan zaman geçmesi ile geçerli hale gelmeyeceği, bu nedenle de muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı dava açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı, muris tarafından yapılan devrin muvazaalı olduğu, davalı ...'in 1 21... parsel sayılı taşınmazı dava dışı üçüncü kişiden satın aldığının anlaşıldığı, mahkemece 1 21... parsel yönünden davanın reddine, satış akdi ile devredilen diğer taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırı bir yön görülmediği; davalı ...'in vekalet ücreti yönünden istinaf itirazlarının değerlendirilmesinde hüküm altına alınan vekalet ücretlerinin yerinde olduğunun anlaşıldığı, davalı tarafın bu yöndeki istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, tenkis taleplerinin değerlendirilmesinde muris ... tarafından davalılara bağış yolu ile temlik edilen taşınmazlar yönünden tenkis talebinde bulundukları, muris ...'in 27.03.1981 yılında öldüğü, eldeki davanın ise 23.12.2020 tarihinde açıldığı, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 513. maddesi uyarınca dava tarihi itibari ile tenkis davası için yasada tanımlanan hak düşürücü sürenin geçtiği, her ne kadar dosya kapsamında bir kısım davalı ... mirasçılarının kabul beyanları var ise de çekişmeli taşınmazlarda elbirliği mülkiyetinin söz konusu olduğu ve bu durumda mirasçıların ortak karar alması gerektiği, bu nedenle bir kısım davalının davayı kabulünün davanın sonucuna bir etkisi olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davacılar vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 20.966,17 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı mirasçısından alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§