Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2026/1394 E. 2026/2634 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ...Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/2132 E., 2025/2667 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/44 E., 2024/333 K.

Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı zilyetlik şerhi verilmesi, olmazsa tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacılar vekili; ...ili, ... ilçesi,... köyü, ... Mevkii’nde bulunan 853 parsel sayılı 18.412,95 m² yüz ölçümlü taşınmazın yaklaşık 10 dönümlük kısmının ...’tan, 8 dönümlük kısmının ise...’dan miras yoluyla intikal ettiğini ancak kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın tamamının hatalı şekilde... adına tespit edildiğini, yapılan işlemin muris muvazaası niteliğinde olduğunu ve davacıların miras haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile davacılar adına zilyetlik şerhi verilmesine, bu talebin kabul edilmemesi hâlinde muris muvazaası nedeniyle tapu kaydının iptali ile davacıların miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nda öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiğini, bu nedenle davanın süre yönünden dinlenemeyeceğini, taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında Hazineden bedeli ödenerek satın alındığını, davacıların muris muvazaası iddiasını somut delillerle ispatlayamadıklarını, ayrıca...’un mirasçılarının bulunmaması nedeniyle muvafakatname kapsamında yapılan işlemlerin geçerli olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın tapulama tutanağında davacıların murisinin tasarrufunda bulunduğuna ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, davalının da muris ya da...’un mirasçısı olmadığı, bu nedenle muris muvazaası iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, ayrıca kadastro tespitinin 13.12.1999 tarihinde kesinleştiği ve eldeki davanın 17.01.2024 tarihinde açıldığı gözetildiğinde, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle zilyetlik şerhi talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle, tapu iptali ve tescil isteminin ise dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ...ili, ... ilçesi,... (...) Mahallesi 853 parsel (yeni 30 02... ) sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na 5831 sayılı Kanun ile eklenen Ek 4. madde kapsamında yapılan çalışmalar sonucu Hazine adına tespit edilerek 13.12.1999 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 17.01.2024 tarihinde açıldığı, İlk Derece Mahkemesinin 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesi uyarınca verdiği usulden ret kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Fazla yatırılan 71,20 TL temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§