Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2026/1393 E. 2026/2671 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1318 E., 2025/2469 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ....2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/151 E., 2024/57 K.

Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali - tescil ve tapu sicilinin beyanlar hanesindeki kaydın tashihi isteğine ilişkindir.

Kadastro çalışmaları sonucunda; Zonguldak ili, ...ilçesi...köyü 1 34... parsel sayılı taşınmazın, irsen intikalen, taksimen ve kazandırıcı zamanaşımı nedenleri ile fındıklık vasfıyla senetsizden ...adına tespit yapıldığı, beyanlar hanesine "kroki ve paftasında görülen 1 katlı kargir çift daire ev, ... oğlu ... ve ...kızı ...'lara aittir" şerhi tesis edilmekle, ilan süresi içerisinde dava açılmayarak 30.08.2007 tarihinde kadastro tespitinin kesinleştiği, aynı yer 1 34... parsel sayılı taşınmazın irsen intikalen, taksimen ve kazandırıcı zamanaşımı nedenleri ile fındıklık vasfıyla senetsizden ...adına 02.07.2007 tarihinde tespit yapıldığı, süresi içerisinde dava açılmadığından 30.08.2007 tarihinde kadastro tespitinin kesinleştiği görülmüştür.

Davacılar vekili; dava konusu taşınmazların tarafların ortak murisi ...'den gelmesine rağmen 2007 yılındaki kadastro çalışmasında davalının annesi ...adına tespit gördüğünü, davacıların murisin boşandığı eşi ...'dan olma çocukları, davalının ise murisin diğer eşi ...'dan olma çocuklarından biri olduğunu, murisin tespit tarihinde sağ olduğunu ve yapılan tespite itiraz etmediğini, 54 parsel sayılı taşınmazdaki 1 katlı kargir çift daire evi murisin yaptığını, tespitten sonra davacılardan ...'ın çocuklarının binaya kat çıkarak 2 daire daha yaptıklarını, davalının murisi ...'ın evin yapımıyla hiçbir ilgisinin olmadığını belirterek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacıların miras payları oranında tesciline, mümkün olmadığı takdirde taşınmazların tapu kaydının iptali ile terekeye iadesine, 1 34... parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesindeki ...lehine olan şerh kısmının iptaliyle sadece muris lehine olacak şekilde değiştirilmesine, mümkün olmazsa davalının murisi ...'ya ait kaydın iptali ile davacıların miras payları oranında tapunun beyanlar hanesine tescilini talep etmiştir.

Davalı vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davalının murisi ...'ın 1 34... parselde kayıtlı taşınmazı 06.08.1984 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, aynı yer 1 34... parsel sayılı taşınmazın da hibe edildiğini, üzerinde bulunan ve beyanlar hanesine tescil edilen meskenin, 01.06.1995 tarihli taşınmaz mal satış senedi ve 02.01.2002 tarihli satış ve anlaşma tutanağı ile ...'den satın alındığını, muris tarafından tapulama sonrasında bir katlı çift daire olan ev üzerine bir kat daha inşa edildiğini, kadastro tespiti öncesi satın alınan taşınmazların 2007 yılında yapılan kadastro çalışmasında muris adına tespitinin yapıldığını, tespitin yolsuz olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazın kadastro tespitinin 30.08.2007 tarihinde kesinleştiği, taşınmaz üzerindeki tek katlı kısma ilişkin hak düşürücü süre içerisinde açılan dava olmadığından 1 34... parselin beyanlar hanesindeki şerhin kısmen iptali talebinin reddine; 1 34... parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescil talebi bakımından yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre davalının dayanağı düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesinde geçen taşınmazın bu taşınmaz olduğu ve sözleşmenin noter huzurunda yapıldığı, resmi yazılı sözleşme niteliğinde olduğundan içeriğinde yazılı hususların ancak aynı nitelikte yazılı delil ile ispatlanabileceği, davalı tarafça 1 34... parsel sayılı taşınmazın ...'den satın alındığı iddiasının düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile ispatlandığı, sözleşmenin geçerli olmadığı ya da sahte olduğuna ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığından taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacıların miras hisseleri oranında tescil davası ile terditli açılan taşınmazın terekeye iadesi davasının reddine, 1 34... parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu iptal ve tescil talebi bakımından taşınmazın ilk sahibinin muris olduğu konusunda herhangi bir ihtilaf olmadığı, davalının bu taşınmazı da muristen satın alındığını savunarak taşınmaza ait adi yazılı sözleşmeler sunduğu, taşınmazın alımına ilişkin para alışverişinin ispatlanamaması, taşınmazın sadece davalının annesi tarafından kullanılmamasının taraflar arasında tam anlamıyla satış işlemi yapılmadığını gösterdiği, dolayısıyla taşınmaza ilişkin davacıların miras payı oranında tescil talebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların taşınmazların kadastro tespiti öncesinde ortak muristen geldiği iddiasıyla tescil öncesi sebebe dayandığı, bu durumda tutanağın kesinleştiği tarihten davanın açıldığı tarihe kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. hükmünde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmiş olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak, 6100 sayılı HMK’nın 353/1/b-2. maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§