Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2026/1366 E. 2026/2213 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2025/241 E., 2025/269 K.

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa bedel isteğine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; önceden tanışıklığı olan davalı ...'nin inşaat işlerinin bulunduğunu, kayınpederine ait çok değerli bir taşınmazda inşaat yapılacağını belirterek vekaletname verme konusunda kendisini ikna ettiğini, bunun üzerine 12 72... parseldeki 1 nolu bağımsız bölümünün satışı, satış vaadi sözleşmesi yapılması, sözleşmenin feshi ve buna bağlı hakların kullanılması bakımından yetkiler içeren 25.09.2017 tarihli vekaletname ile davalı ...'yi vekil tayin ettiğini, ancak vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını, taşınmazın alacak-borç ilişkileri kapsamında önceden birbirlerini tanıyan davalılar arasında el değiştirdiğini, satış bedellerinin taşınmazın değerinin altında olduğunu, kendisine bir bilgi verilmediği gibi satış bedelinin de ödenmediğini, bu süreçte taşınmaz kirada olup kira bedellerinin de kendisine ödendiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescile, mümkün olmazsa bedele karar verilmesini istemiştir.

Davalı ..., usulünce tebliğe rağmen davaya cevap vermemiştir.

Davalı ...; taşınmazı davalı ...'den iyiniyetli şekilde satın alıp bedelini de kendisine ödediğini belirtip davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...; taşınmazı diğer davalı ...'dan tapudaki sicile güvenerek 80.000,00 TL bedelle satın aldığını, bunun 70.000,00 TL'sini banka aracılığıyla davalı ...'a ödediğini, geriye kalan 10.000,00 TL'sinin ise satış sırasında taşınmazda kiracı bulunduğundan 1 yıllık kira alacağına sayıldığını, davalı ...'ı önceden tanımadığını, satış sırasında tanıştıklarını belirtip davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla

; vekil davalı ... tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, davalı ...'ın bu durumu bildiği, ancak son kayıt maliki davalı ...'un bu durumu bildiğinin ispatlanamadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil isteğinin reddine, terditli tazminat isteğinin kabulü ile 350.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Kararı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine; Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 20.05.2024 tarih ve 2025/4036 Esas, 2025/3905 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 22.09.2025 tarihli ve 2025/4036 Esas, 2025/3905 Karar sayılı kararıyla; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulünde olduğu üzere vekil olan davalı ... tarafından vekalet görevinin kötüye kullanıldığı, taşınmazı vekilden temlik alan davalı ...'ın bu durumu bildiği, ediniminin iyiniyetli olmadığı, kaldı ki bu hususta davalılar ... ... ve ... tarafından temyiz yoluna başvurulmadığı, ne var ki Mahkemece, son kayıt maliki olan davalı ...'un iyiniyetli olduğu benimsenmiş ise de bu tespitin dosya kapsamına uygun düşmediği, vekil olan davalı ...'nin başta davaya cevap vermediği, aşamada 26.04.2022 tarihinde sunduğu dilekçe ile taşınmazı borçlarına teminat için davalılara devrettiğini, davalı ... ile babalarının arkadaş olduğunu, onun yakın çevresinde büyüdüğünü beyan ettiği, davalı ...'ın ise 30.10.2023 tarihli dilekçesi ile davalı ...'un taşınmazı 3 ay sonra geri vermek üzere satın aldığını, taşınmazı davalı ...'a satarken buranın ...'ya (davacı) ait olduğunu söylediğini beyan ettiği, davalı ... taşınmazı 80.000,00 TL bedelle satın aldığını savunup bunun 70.000,00 TL'lik kısmının banka aracılığıyla ödendiğine ilişkin olarak dekont sunmuş ise de taşınmazın satış tarihindeki keşfen saptanan değerinin 280.000,00 TL olduğu, davacı tanıklarının beyanlarında taşınmazın kira ödemelerinin davacıya yapıldığı, taşınmazın aidat ve çevre giderlerinin de davacı tarafından ödendiği, taşınmazın davacıya ait olduğunun bilindiğinin anlaşıldığı, belirtilen bu hususlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı ...'un diğer davalılarla birlikte hareket ederek davacıyı zararlandırdığı, taşınmazı ediniminin iyiniyetli olmadığı, böylelikle TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı, hal böyle olunca, davanın davalı ... ... bakımından da kabulü ile tapu iptali ve tescile karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay ilamındaki gerekçe benimsenmek suretiyle davalı ...'un diğer davalılarla birlikte hareket ederek davacıyı zararlandırdığı, taşınmazı ediniminin iyiniyetli olmadığı, böylelikle TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye onama harçlarının temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§