"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1412 E., 2024/411 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ:...Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/24 E., 2023/35 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda; ... ili,...ilçesi...köyü çalışma alanında bulunan 1 35... parsel sayılı taşınmazın 18.06.2009 tarihinde, senetsizden tarla niteliğiyle ve 6.603,58 m² yüzölçümlü olarak tüm araştırma ve soruşturmalara rağmen malikinin kim olduğunun tespit edilemediğinden, herhangi bir hak kaybına sebebiyet verilmemesi için Hazine adına tespit edildiği, itiraz edilmemesi üzerine tutanağın 10.09.2009 tarihinde kesinleşerek aynı tarih itibariyle Hazine adına tescil edildiği, taşınmazın 4706 sayılı Yasa gereğince 25.03.2014 tarihli ihale ile dava dışı ...’a satıldığı ve ... tarafından da 22.07.2015 tarihinde davalıya devredildiği görülmüştür.
Davacı vekili, davalı adına tespit edildiğini ancak davaya konu taşınmazın davacının babası tarafından satın alındığını, 07.05.1943 tarihli tapu kaydının kapsamında kalan taşınmazın yıllarca malik sıfatı ile zilyet olarak kullanıldığını, davacının babasının 1954 yılında ölümünden sonra taşınmazın davacıya kaldığını ve bu yeri buğday ekmek suretiyle zilyetliğinde bulundurduğunu ileri sürerek taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; taşınmazı ...'tan satın alındığını, davalının iyiniyetli olduğunu, dava dışı ...’ın da taşınmazı Maliye Hazinesinden 4706 sayılı Kanun kapsamında devraldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2018 tarih, 2017/82 Esas, 2018/33 Karar sayılı kararı ile; davalının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi uyarınca iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 04.04.2019 tarih, 2018/987 Esas, 2019/277 Karar sayılı kararı ile öncelikle davacı lehine kadastro öncesi nedene dayalı kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı, bu hususun ispatlandığının kabul edilmesi halinde TMK’nın 1023. maddesinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmış, İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacının, dava konusu taşınmazı zilyetlikle iktisap şartlarını taşımadığı, eski tapu kaydı ile dava konusu taşınmazın sınırlarının tam olarak örtüşmediği, eski tapu kaydı ile dava konusu taşınmazın sınırlarının örtüşmesi halinde dahi iyi niyetli olan davalı şirkete karşı tapu iptal ve tescil davası açılamayacağı ve de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi uyarınca iyi niyetli 3. kişi konumunda olan davalının hak ve kazınımlarının korunması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazı davalı şirketin tapuda dava dışı ...’tan 22.07.2015 tarihinde satın aldığı, ...’ın ise dava konusu taşınmazı dava dışı Hazineden 4706 sayılı Yasa gereğince 25.03.2014 tarihli ihale ile satın aldığı, ihalenin dava öncesi yapıldığı ve dava konusu taşınmazın dava açılmadan önce dava dışı ...’a ihale edildiği, bu durumda dava dışı ...’ın tapu kaydına güvenerek dava konusu taşınmazı tapudan ihale sonucunda bedelini ödeyerek satın aldığı ve davalının da aynı şekilde ...’dan satın aldığından iyi niyetli bulunduğunun ve iktisabının korunması gerektiği, davacı tarafın tutunduğu tapu kaydının dava konusu taşınmazı kapsamadığı ayrıca davacı taraf lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap şartlarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun, HMK.'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın...Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 16.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.