"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1444 E., 2025/1425 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/271 E., 2025/277 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, Çorum ili, Merkez ilçe, ... köyünde bulunan kök 428 parsel sayılı taşınmazın 11.10.1977 tarihinde vergi kaydına istinaden ... oğlu ... adına tespit edildiği, muterizlerin itirazlarından feragati üzerine 26.09.1978 ilâ 26.10.1978 tarihleri arasındaki askı ilân süresi sonunda tespitin 27.10.1978 tarihinde kesinleştiği, Tapu Sicil Müdürlüğünün 18.12.1978 tarihli ve 5801 yevmiye sayılı münakele pusulasına istinaden ...'nün taşınmazı davalılar murisi ...'ya satması sebebiyle davalılar murisi adına tashihen tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı; adına kayıtlı Çorum ili, Merkez ilçe, ... köyü 351 parsel sayılı taşınmazın yüz ölçümünün eksik tespit edilen yaklaşık 20.000 metrekarelik kısmının davalılar murisi adına kayıtlı kök 428 (yeni 1 24... ) parsel sayılı taşınmaz içerisinde tespit gördüğünü belirterek kadastro öncesi satın alım ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenlerine dayalı olarak davalılar murisi adına kayıtlı 1 24... parselin bir kısmının tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ...a vesayeten ... ile davalı ...'ye vesayeten ... ve davalı ...; görevsizlik kararı öncesinde kadastro mahkemesindeki 07.02.2017 tarihli celsede davayı kabul ettiklerini beyan etmiş, davalı ..., kaldırma kararı sonrası Osmancık 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/154 Talimat sayılı dosyası üzerinden alınan beyanında davayı kabul etmediğini, taşınmazın muris babalarından kendilerine kaldığını, diğer kardeşlerinin zihinsel engelli olduğunu, dava konusu yerin davacıya ait olmadığını beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 15.09.2021 tarihli kararıyla; davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiş, davacının istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 04.07.2024 tarihli kararıyla; davayı kabul beyanının hak düşürücü sürenin önüne geçeceği, ancak kısıtlı davalıların vasilerinin TMK'nın 462. maddesine aykırı olarak vesayet makamının izni olmaksızın kabul beyanında bulundukları, vasilere vesayet makamından izin almaları için süre verilmesi gerektiği, davacının dava konusu taşınmazdaki talebinin açıklattırılmadığı, görevsizlik kararı öncesi kadastro mahkemesinde kabul beyanı verilen duruşmada kimlik tespiti yapılmadığı, bu sebeple davalı ...'in kimlik tespiti yapılarak kabule ilişkin beyanının alınması, vasilere de vesayet makamından izin almaları için süre verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı doğrultusunda davayı kabul etmek için kendilerine vesayet makamından izin almak için süre verilen vasilerin gerekli izni almadıkları, tarafların özgür iradesini bertaraf edeceğinden izni bizzat almak isteyen davacı tarafa yetki verilmediği, davalı ...'in yeniden alınan beyanında davayı kabul etmediğini beyan ettiği, elbirliği mülkiyeti hükümlerince tüm mirasçılar tarafından usulüne uygun şekilde verilen kabul beyanının bulunmadığı, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 1978 yılında kesinleştiği, eldeki davanın açıldığı 05.02.2016 tarihine kadar hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hak düşürücü sürenin geçtiği, davalılar murisi ... adına kayıtlı olup elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olan taşınmaz hakkında tüm mirasçılar tarafından davanın kabul edilmediği sürece kabul beyanının hak düşürücü sürenin önüne geçmeyeceği, davalı ...'in de dava konusu taşınmaz bölümü henüz belirlenmeden verdiği kabul beyanının sonuç doğurmayacağı, kısıtlı diğer davalıların vasilerinin de davayı kabul etmek için vesayet makamından izin almadıkları gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.