"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/10 E., 2025/251 K.
Dava, kadastro sırasında tescil harici bırakılan bilahare yargılama sırasında mera vasfıyla sınırlandırılan taşınmaza yönelik sınırlandırmanın iptali ile davacı adına tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan çekişmeli taşınmaz ekilemez arazi niteliğiyle tespit harici bırakılmış, yargılama sırasında 1181 parsel numarası ve mera vasfıyla sınırlandırılmış, ardından yörede yapılan uygulama kadastrosu sonucunda 1 54... parsel numarasıyla tescil edilmiştir.
Davacı ..., çekişmeli taşınmazın bir bölümü hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili istemiyle dava açmış, taşınmazın mera olarak sınırlandırılması sonucunda uyuşmazlık mera sınırlandırmasının iptali ve davacı adına tescil isteğine dönüşmüştür.
Davalılar, çekişmeli taşınmazın özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ve davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetlikle iktisap koşullarının davacı lehine oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, Hazinenin karşı tescil isteğinin ise kabulü ile hükme esas fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 3.719,36 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi tarafından yasal hasım niteliğindeki ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkili sağlandıktan sonra, hava fotoğraflarından istifade edilerek, zilyetliğin şekli ve süresi hususunda ziraat mühendisi bilirkişiden rapor alınması ve tüm deliller bir arada değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taşınmazın mera niteliğiyle sınırlandırılıp tespit edildiği, taşınmazın anılan niteliği ve davacının imar-ihya şartlarına uygun zilyetliğinin bulunmaması hususları bir arada değerlendirildiğinde zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Mahkeme kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.