"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: ...Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1307 E., 2025/1470 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ:...1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/607 E., 2021/281 K.
Dava vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacının ...ili,...ilçes...Mahallesi... mevkii 3 95... parsel sayılı maliki olduğu taşınmazın iş yoğunluğundan dolayı resmi işlerinin takibi için davalı ...'a noterden vekaletname düzenlediğini, 2016 yılında davacının yaptığı araştırmada davalı ...'ın taşınmazını diğer davalı ...'e sattığını öğrendiğini, bunun üzerine davacının ... ile yaptığı görüşmede gayrimenkulü aradaki bir ticari ilişki nedeniyle diğer davalıya satış suretiyle devir ettiğini ancak gerçek işlem iradesinin satış değil teminat olduğunu belirterek davacıdan zaman istediğini ancak verilen taahhütleri yerine getirmediğini, davacıya taşınmaz satışından dolayı davalılar tarafından ödeme yapılmadığını belirterek tapu kaydını iptali ile davacı adına kayıt ve tescilini, mümkün olmadığı takdirde gayrimenkul satış bedelinin devir tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş; 19.11.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 317.915,00 TL'den, 134.085,00 TL artırmak suretiyle 452.000,00 TL'ye çıkardığını bildirmiştir.
Davalı ... vekili; dava konusu gayrimenkulün sahibinin halihazırda davalı olmadığını bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davalının taşınmazı bir başka şahsa sattığını, davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının satış konusundan haberi ve bilgisi olduğunu, davacı ile davalılar arasında yapılan 27.12.2016 tarihli bir tutanak bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
Davacı vekili 15.03.2021 tarihli beyan dilekçesiyle; HMK'nın 125/1-b bendi gereği davaya, devreden taraf olan davalı ...'e karşı tazminat davası olarak devam ettiğini bildirmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından davalı vekil ...'a taşınmaz bilgileri belirtilmek sureti ile taşınmazın satışı ve ipotek tesisi yönünde vekalet verildiği, davalı ...'in inançlı işlem savunmasının, dava konusu taşınmazın teminat olarak devredileceğinin ve bedel ödendiğinde taşınmazın tapusunun geri verileceğinin vekalet veren davacı, davalı vekil ... ile hep birlikte imza altına aldığı tutanak ile (yazılı belge ile) ispatlandığı, davacı tarafça bu tutanak altındaki imzanın inkar edilmediği, davacının davalılar arasındaki işlemden haberdar olduğu ve tutanak uyarınca belirlenen bedelin ödenmemesi halinde taşınmazın davalı ...'e geçeceğinin davacı tarafından kabul edildiği, davalılar arasındaki inançlı işlem gereği davalı ... tarafından 310.000,00 TL bedelin ödendiğinin iddia edilmediği gibi ödemeye ilişkin herhangi bir yazılı delil sunulmadığı, davalıların davacıyı zararlandırma amacının bulunmadığı, taşınmazı satın alan ...'in vekil ile el ve işbirliği içinde olduğu ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın temlikinde kullanılan vekaletnamenin geçerli olduğu, dava konusu temlik işleminin bu vekaletname ile yapıldığı, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı davanın niteliği gereği ispat külfetinin davacıda olduğu, dava konusu vekaletname ile davacının, taşınmaz alım ve satımı konusunda davalı ...'ı ... 5. Noterliğinin 23.12.2106 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile yetkilendirdiği, taşınmazın, davacı tarafından bu vekalet ile davalıya satış yoluyla devredildiği, davalının yargılama sırasında, cevap dilekçesine eklenen "Tutanaktır." başlıklı 27.12.2016 tarihli belge ve içeriğine herhangi bir itirazda bulunmadığı, sözkonusu belge içeriğine göre dava konusu temlikin davacının bilgisi dahilinde yapıldığı, ispat yükü üzerinde olan davacının iddiasını kanıtlayamadığı, taşınmazın resmi senette gösterilen bedelinin düşük olmasının tek başına ispata yeterli olmadığı, davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince istinaf isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.