"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1174 E., 2025/1301 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/702 E., 2025/116 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Samsun ili, Canik ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 127 ada, 48 parsel sayılı, 591,82 metrekare yüz ölçümlü taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve irsen intikal nedeniyle ... adına tarla vasfıyla tespit ve tescil edilmiş, kadastro tespit tutanağı dava açılmaması üzerine 26.07.2007 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacı; Samsun ili, Canik ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 27... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazdan 271,01 metrekare alanının haksız yere davalıya ait; aynı yer 1 27... ve 48 parsel sayılı taşınmazlara ilave edildiğini, davalı adına tespit gören bu yerin kendisine ait olup senetle satın alındığını, taşınmazın üst kısmında davalıya keyfi olarak yol bırakıldığını beyanla davalı adına haksız olarak tespit ve tescil olunan taşınmaz kısmı ile yol olarak bırakılan kısımdaki davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 08.04.2025 tarihli ön inceleme duruşmasında, tapu iptali tescil talebinin davalı adına kayıtlı 1 27... parsel sayılı taşınmazın 271,01 metrekarelik bölümüne ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
Davalı; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacı iddialarının haksız ve dayanaksız olduğunu, adına yapılan tespitin doğru olup iddia edilen taşınmaz kısmının tarafına ait olduğunu, yolun ise atalarından beri kullanıldığını ve davacının da faydalandığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2007 yılında yapılan tesis kadastrosu sonucu Samsun ili, Canik ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 27... parsel sayılı 591, 82... yüz ölçümlü taşınmazın tarla vasfı ile senetsizden davalı ... adına tespit ve tespit itirazsız kesinleşerek 27.07.2007 tarihinde tapuya tescil edildiği, davacı tarafından 30.12.2024 tarihinde, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayalı olarak 1 27... parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan tapu iptali ve tescil davasının tespitin kesinleştiği tarihten itibaren 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12/3. maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, hak düşürücü sürenin re'sen gözönünde bulundurulması gerektiği, kadastro çalışmalarında paftasında yol olarak gösterilen tescil harici taşınmazın tapuya tescili istemine ilişkin açılan davada ise husumetin yasal hasım konumunda olan Hazine ve ilgili kamu tüzel kişisine birlikte yöneltilmesi gerektiğinden davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekil tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çekişmeli taşınmaz bölümünün kendi kullanımında olduğu iddiasıyla 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde belirtilen on yıllık hak düşürücü süreden sonra kadastro öncesi nedene dayalı olarak dava açmış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde ve yine tescil istemi ile açılacak davada Hazine, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Canik Belediye Başkanılığına husumet yönelterek dava açması gerekir iken davalıya husumet yönelterek dava açmış olması karşısında davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile ret kararı verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.