Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/6641 E. 2026/536 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1652 E., 2025/1247 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Erdek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/18 E., 2023/118 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, ehliyetsizlik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı; mirasbırakan annesi ...’nın kayden maliki olduğu 2 86... parsel sayılı taşınmazdaki 1 numaralı bağımsız bölümünü davalı torununa bağışladığını, murisin temlik tarihinde fiil ehliyetini haiz olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı; murisin fiil ehliyetini haiz olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; murisin temlik tarihinde ehliyetsiz olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının muris ...'ın mirasçısı olmadığı ve dava dışı mirasçı bulunduğu, davacı tarafından ehliyetsizlik hukuki sebebine dayalı olarak pay oranında açılan davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, tereke adına dava açılmadığına göre terekeye mümessil tayin edilerek yargılamaya devam edilmesi de pay oranında açılan davanın dinlenmesini olanaklı hale getirmeyeceği gerekçesiyle başvurunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dava usulden reddedildiğine göre yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının yerinde görülmediğinden reddine.

Davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;

Bilindiği üzere, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 hükmünün davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarife'nin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur düzenlemesi gözetilmeksizin vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.

Ne var ki anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasının 6 numaralı bendinde yer alan “76.402,60” ibaresinin çıkartılarak yerine “30.000,00” ibaresinin yazılması suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§