"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1311 E., 2025/920 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İncesu Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/144 E., 2024/88 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmalarında; Kayseri ili, İncesu ilçesi, ... Mahallesinde yer alan 1 54... parsel sayılı taşınmazın ... adına tespit ve tescil edildiği, tespitin 01.03.2005 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Davacı; dava konusu 1 54... parsel sayılı taşınmaz içerisinde yer alan su kuyusunun murisi ... ’e ait olmasına rağmen dava konusu taşınmaz içersine alındığını, su kuyusunun murisleri ve ölümü üzerine mirasçıları tarafından kullanıldığını, hak düşürücü sürenin uygulanmaması gerektiğini, kadastro tespitinden sonra da taşınmazı kullanmaya devam ettiklerini ileri sürerek su kuyusunun tapu kaydının düzeltilerek adına tescil edilmesini, olmazsa taşınmazda su kuyusunu içine alacak metrekare ölçüsünde hissedar olarak taşınmazın tapu kaydına eklenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin 2005 yılında kesinleştiği, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, tespitten sonra zilyetliğin devam etmesinin mülkiyet açısından etkisi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 01.03.2005 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 02.09.2022 tarihinde Kadastro Kanunu’nun 12/3. hükmünde belirlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden; özelikle davacı vekilinin son celse esasa ilişkin beyanda bulunmak üzere süre istedikten sonra Mahkemece dosya sübut bulmuş ise davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği gözetilerek temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.