Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/6364 E. 2026/2446 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/361 E., 2025/1069 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/339 E., 2022/282 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucu; ... ili, ... ilçesi, ... köyündeki 1 13... parsel sayılı dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tarım alanına çevrilmesi mümkün yerlerden olduğu gerekçesiyle davalı Hazine adına ham toprak vasfıyla tespit edildiği; 1 13... parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... murislerinden ... oğlu ...'ün mirasçıları adına tespit edildiği, askı ilan süresinde itiraz edilmeyen tespitlerin 08.09.2006 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Davacılar ..., ... ve ...; murisleri ...'dan kalan taşınmazların taksim edildiğini, dava konusu 1 13... parselin davacı ... adına tespiti gerekirken davalı ...'ün babası ve davalı Hazine adına; 1 13... parselin davacı ... adına tespiti gerekirken davalı Hazine adına; 1 02... parselin davacı ... adına tespit edilmesi gerekirken davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek 1 13... parselin tapu kaydının iptali ile davacı ... adına; 1 13... parselin tapu kaydının iptali ile davacı ... adına; 1 02... parselin tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tescilini talep etmişler; ön inceleme duruşmasında davacı ...'nin 1 13... parsele yönelik davasının tefrikle 2017/148 Esasa, davacı ...'nın 1 02... parsele yönelik davasının tefrikle 2016/307 Esasa, davacı ...'un 1 13... parsele yönelik davasının ise tefrikle eldeki 2017/147 Esasa kaydına karar verilmiş, davacı ... vekili dava konusu 1 13... parsel maliki olduğunu iddia ettiği davalı ...'ün babası ... ... mirasçılarını davaya dahil etmiş, akabinde 19.04.2019 tarihli keşifte davacı ... vekili asıl dava konusu ettiği yerin Hazinenin maliki olduğu 5 parsel içinde kalan kısım olduğunu, dava dilekçesinde maddi hata yaptıklarını belirtmiş, davacı ... vekili 25.04.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle eldeki davayı 1 13... parsele yönelik olarak ıslah etmiştir.

Davalı Hazine; 1 13... parsel malikinin Hazine değil şahıslar olduğunu, 1 13... parselin ise ham toprak olarak Hazine adına tescilinin doğru olduğunu, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden bulunduğunu, özel mülkiyete elverişli olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... ...; tapu kayıt maliki olmadığı 1 13... parsel yönünden davayı kabul etmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli kararı ile; kaldırma kararı doğrultusunda yeniden keşif yapıldığı, mahalli bilirkişi ve tanıkların taşınmazın evveliyatında davacının babası ...'a ait olduğunu, ...'in taşınmaza 50 yıl arpa, buğday ektiğini, babasının, sağlığında taşınmazlarını çocuklarına paylaştırdığını, dava konusu taşınmazı da davacıya verdiğini beyan ettikleri, taşınmazın eski tarihli hava fotoğraflarında kullanıldığının bildirildiği, ziraat bilirkişileri raporunun da davacının iddiasını teyit ettiği, davacı lehine iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu 5 parselde davalı Hazine adına kayıtlı tapu kaydının (A) harfli 5.397, 26... 'lik kısmının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş, Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2023 tarihli kararıyla; jeodezi bilirkişisinin raporunda 1961, 19 73... tarihli hava fotoğraflarında dava konusu alanın sınırlarının belirgin ve kullanım görüldüğünün bildirildiği, ziraat bilirkişi raporunda dava konusu alan ile arta kalan kısım arasında eğim, bitki örtüsü ve toprak yapısı bakımından farklılık olduğunun, iddia edilen alanın evveliyatından beri tarım arazisi olduğunun bildirildiği, buna göre İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ilişkin kararın isabetli olduğu, ancak İlk Derece Mahkemesinin ilk kararında davalı ... yönünden davanın reddine karar verildiği hâlde kaldırma kararı sonrası bu davalı yönünden herhangi bir karar verilmediği, yine karar başlığında ... mirasçıları olarak belirtilen kişilerin yazılmasının da maddi hatadan kaynaklandığı, hatanın düzeltilmesinin yeniden yargılama gerektirmediği gerekçesiyle davalı Hazinenin istinaf başvurusunun belirtilen nedenlerle kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, davalı Hazine yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 26.12.2024 tarihli ve 2023/5469 Esas, 2024/7121 Karar sayılı kararıyla; aynı ve farklı jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişilerin raporları arasında dava konusu kısmın kullanım durumuna ilişkin çelişkiler olduğu, son hükme esas alınan bilirkişi raporunda hava fotoğraflarının çift resim yerine usulüne uygun olmayacak şekilde tek resim üzerinden incelendiği, ziraat bilirkişileri heyetinin raporunda dava konusu kısmın içinde bulunduğu parselin kalanı üzerinde mera bitkileri görüldüğü halde usulüne uygun mera araştırması yapılmadığı, dava konusu kısmı ile parselin geriye kalan kısmı arasında ayırıcı sınır bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulmadığı, bir kısım komşu parselin kadastro tutanak ve dayanakları ile (davacının yeğeni) ... ... tarafından aynı parseldeki farklı kısım hakkında açılan ve eldeki davadan tefrik edilerek Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/148 Esas sayılı dosyanın getirtilmediği, eksik araştırma yapıldığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; usulüne uygun mera araştırması yapıldığı, komşu parsel tutanaklarının getirildiği, öncekinden farklı jeodezi bilirkişisinden rapor alındığı, rapora göre 1961, 1966,1973,19 85... tarihli hava fotoğraflarının hepsinde dava konusu kısmın aynı şekilde aynı sınırlarıyla tarımsal faaliyette kullanıldığının görüldüğü, 24.04.2019 tarihli jeodezi raporunda belirtilen hususların eksik ve hatalı olduğunun tespit edildiği, öncesinden farklı üçlü ziraat mühendisleri bilirkişi heyeti raporuyla dava konusu kısmın mutlak kuru tarım arazisi olduğunun ve mera olmadığının bildirildiği, eldeki dava ile 2017/148 Esas sayılı dosyada dava konusu farklı kısımların fen bilirkişisi tarafından krokide gösterildiği, dava konusu kısımda imar-ihyanın 1961 yılında bitmiş olduğu, davacı lehine TMK'nın 713/1, Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerindeki koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın Hazine yönünden kabulüne, ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen kararın bozma ilâmına uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

§