Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/6261 E. 2026/500 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2022/146 E., 2022/136 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucu Antalya ili, Serik ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 217 parsel sayılı 8.750,00 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın ... adına tespit edildiği, tespite itiraz edilmesi üzerine Serik Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 15.03.1962 tarih, 1962/21 Esas ve 1962/15 Karar sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği ve tespitin 15.03.1969 tarihinde kesinleştiği, yenileme çalışması ile taşınmazın yüz ölçümünün 12659, 84... olduğu, intikal ve pay temliki sonucunda taşınmazın ..., ... ve ... adına paylı olarak kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır.

Davacı ... vekili; 217 parsel sayılı taşınmazın bir kısmının boşluk niteliğiyle Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ancak kadastro çalışmalarında 217 parsele dahil edilerek davalılar adına tespit edildiğini ileri sürerek taşınmazın boşluk olan kısmının tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin 09.12.2015 tarih, 2003/614 Esas, 2015/1138 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmaza ilişkin yenilemenin kesinleşmediği, yenilemeye ilişkin Kadastro Mahkemesinin 2010/517 Esas sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.06.2021 tarih, 2020/9873 Esas, 2021/5355 Karar sayılı kararı ile; davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabi olduğu ve dava açılması için gerekli olan sürenin geçtiği, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile uyuşmazlığın yenileme kadastro çalışmalarına itiraz mahiyetinde olduğu ve taşınmazın tutanağının davalı olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

§