Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/6227 E. 2026/3340 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/365 E., 2024/1118 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/189 E., 2021/42 K.

Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa bedel isteğine ilişkindir.

Davacı; kayınpederi terör örgütü saldırısında şehit olduğundan Devlet tarafından yapılan maddi yardımı da katarak ... Evleri'nde ev satın aldıklarını, internet sitesindeki ilan üzerine davalı ... ile yaptıkları görüşmede Yapıldak'ta sekiz villa yapacaklarını, dört adedinin hemen arsa tapusunu vereceklerini, diğer dördünü ise bir ay sonra vereceklerini söylemesi üzerine arsa tapusu ilk verileceklerden bir villa projesi seçerek barter sözleşmesi yaptıklarını, evin değerinin 900.000,00 TL olarak kabul edildiğini, sözleşmeye değerin yazılmasını istediğinde barter sözleşme yapıldığı için önemi olmadığının belirtildiğini, taşınmazını ... (davalı) isimli kişiye devretmesi halinde 2800 parseldeki B Blok 3 no.lu villanın kendisine verileceği vaadinde bulunulduğunu, devrin yapılması için davalı ... tarafından kredi borcunun ödendiğini, 3088 parseldeki A Blok 24 nolu bağımsız bölümü davalı ...'e temlik ettiğini, ancak taşınmazına karşılık verileceği vaad edilen villanın verilmediğini, daha sonra villa yapılacak taşınmaz üzerinde davalı ... ve ortaklarının doğrudan tasarruf yetkisinin bulunmadığını, inşaatı yapmak için ruhsatlarının dahi olmadığını sonradan öğrendiğini, bu hususta Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, Çanakkale 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/76 D. İş sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir kararı aldırdığını ileri sürerek davalı ... adına kayıtlı 3088 parseldeki A Blok 24 nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde 900.000,00 TL'lik zararının oluştuğu tarihten itibaren işleyecek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davalı ...; görev ve husumet itirazlarında bulunmuş, dava konusu taşınmazda hiçbir zaman malik olmadığını, davacının, birlikte ortak oldukları dava dışı ...İnşaat Şirketi ile takas sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşme ile dava konusu taşınmazın ...İnşaat Şirketi tarafından Çanakkale, Merkez, Yapıldak köyü 2800 parsel sayılı taşınmaza inşa edilecek olan müstakil villa ile takasının düzenlendiğini, taş villaların inşaat halinde olduğunu, bu hususun davacıya noterlik aracılığıyla bildirildiğini, inşaat ruhsatının alındığını, dava konusu taşınmazın kredi borcundan dolayı tapu kaydında bulunan ipotek şerhinin davacının kendisine 187.111,33 TL ödenerek kaldırıldığını, Cumhuriyet Savcılığınca yapılan soruşturma neticesinde takipsizlik kararı verildiğini, davacının satış işlemini kendi rızası ile gerçekleştirdiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.

Davalı ...; Gebze'de ikamet etmekteyken Çanakkale'ye yerleşmeye karar verdiğini, müteahhit olan diğer davalı ... aracılığıyla dava konusu taşınmazı yerinde görerek davacıdan satın aldığını, satış parasının tamamını davacıya ödediğini, davalı ... ile davacı arasındaki hukuki ihtilafın kendisini bağlamayacağını belirtip davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hile iddiasının ispatlanamadığı, davalı ...'in hem davacıya hem de diğer davalı ...'e karşı sözleşmelerden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirdiği, iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğu, öte yandan davalı ...'in davacıya devretmeyi taahhüt ettiği villa için davacının ipotekli olan evinin kendi bulduğu müşteri olan diğer davalı ...'e devrini sağladığı, bu kapsamda diğer davalı ...'den ödemeleri aldığı, taşınmaz devretmeyerek de zenginleştiği ve sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade yükümlülüğü altında olduğu, sözleşme ile davaya konu taşınmaz için taraflarca 650.000,00 TL değer belirlendiği, bu taşınmazın davalı ...'e devri ile bu miktarın Bilal'e ödenmiş sayıldığı, davalı ... tarafından davacıya yine 36.000,00 TL'nin daha bu kapsamda ödeneceğinin kararlaştırılmasına göre, davalı ...'in müşterisine devrini sağladığı bu taşınmaz değeri kadar sebepsiz zenginleştiği, bu nedenle iade borcu altında bulunduğu bedelin belirtilen miktarların toplamı 686.000,00 TL olduğu gerekçeleri ile davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kısmen kabulüyle 686.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflarca dayanılan sözleşmelerin noterde yapılmış satış vaadi sözleşmeleri olmayıp adi yazılı sözleşmeler olduğu, bu nedenle geçersiz olduklarından sözleşmenin taraflarının birbirlerine verdiklerini ancak sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade yükümlülüğü altına girdikleri, davacının, davalı ... ile yaptıkları sözleşmelere güvenerek taşınmazını sözleşmenin tarafı olmayan davalı ...'e devrettiği, davacı her ne kadar davalıların birlikte hareket ederek kendisini kandırdıklarını ileri sürmüş ise de gerek dinlenen tanık beyanları ile gerekse Savcılık tarafından verilen takipsizlik kararı dikkate alındığında bu hususun ispatlanamadığı, davalı ...'in iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğu, öte yandan her ne kadar villaları dava dışı ...İnşaat Şirketi inşa edecek ise de davalı ...'in Şirket'in ortağı olduğu ve şirket adına hareket ettiği, davanın tarafları ile sözleşmeleri bizzat imzaladığı, davacıya devretmeyi taahhüt ettiği villaya karşılık olarak, davacının ipotekli taşınmazının kendi bulduğu müşteri olan diğer davalı ...'e devrini sağlayarak bu kapsamda diğer davalı ...'den aldığı ödemeleri sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde iade yükümlülüğü altına girdiği, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde ve dosya içeriğine uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL

bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§