"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/814 E., 2025/1655 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/293 E., 2024/4 K.
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı; ... ili, ...lçesi,...köyü 1 23... parsel sayılı taşınmazda pay sahibi olduğunu, taşınmazın murisinden intikal ettiğini, yaklaşık 80–100 yıldır zilyetliklerinde bulunan ve tarımsal amaçla kullandıkları 6–7 dönümlük kısmın kadastro çalışmaları sırasında hatalı şekilde ... ili, ...lçesi,...köyü 1 23... parsel içerisinde Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, dava konusu bölümün fiilen 1 23... parsel ile birlikte kullanıldığını ileri sürerek dava konusu kısmın tapu kaydının iptali ile 1 23... parsele tevhit edilerek adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı dışındaki mirasçılar; davacı tarafından açılan davaya muvafakat ettiklerini ve mirasçı sıfatıyla katıldıklarını beyanla dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı Hazine vekili; dava konusu ... ili, ...lçesi,...köyü 1 23... parsel sayılı taşınmazın ham toprak vasfıyla Hazine adına usulüne uygun şekilde tespit ve tescil edildiğini, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/387 Esas, 2018/528 Karar sayılı kararı ile; davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2019/542 Esas, 2022/491 Karar sayılı kararı ile; mirasçılardan ...’ın dava konusu taşınmaz bölümündeki payını davacıya devredip devretmediğinin açıklığa kavuşturulması, taraf teşkilinin sağlanması, mahallinde yeniden keşif yapılarak yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesi, taşınmazın aidiyeti ile kazanma koşullarının değerlendirilmesi gerektiği halde eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kaldırma sonrası yapılan yargılama neticesinde verdiği yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaz bölümünün uzun yıllardır davacı tarafın murisi ve mirasçıları tarafından tarımsal amaçla kullanıldığı, taşınmazın zilyetlikle kazanıma elverişli nitelikte bulunduğu, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu, ifrazın teknik olarak mümkün olmadığı ve paylı mülkiyet esasına göre tescil gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaz bölümünün öncesinde davacının murisinin zilyetliğinde bulunduğu, mirasçılardan ...’ın payını davacıya devrettiği, sınırında bulunan taşınmazın davacı ve diğer mirasçılar adına tescilli olduğu, davacı tarafça eklemeli zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-KARAR-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.