Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/6135 E. 2026/2679 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/886 E., 2025/1133 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Osmancık 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/391 E., 2025/6 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucu; ...ili, ...lçesi, ...köyünde bulunan 1 68... parsel sayılı taşınmaz, köy boşluğu vasfı ile davalı adına tespit edilmiş ve tespit 28.03.2016 tarihinde kesinleşerek davalı adına tescil edilmiştir.

Davacı; dava konusu 1 68... parsel sayılı taşınmazı babası ...’in, halası ...’den satın aldığını, taşınmazın yıllarca babasının kullanımında olduğunu, babasının ölümünden sonra mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu taşınmazın kendisine kaldığını, 30 yılı aşkın süredir zilyetliğinde olduğunu, ancak 2016 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini, yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Davalı temsilcisi; taşınmazın ...Köyü Tüzel Kişiliğine ait olduğunu, ancak davacının hiçbir hakkı olmamasına rağmen taşınmazı uzun yıllardır ekip biçtiğini ve taşınmaza müdahalede bulunduğunu, davacının bu hususta bir çok kez uyarıldığını, bu uyarıları dikkate almadığını, bu nedenle davacı hakkında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açıldığını, taşınmazın ezelden beri davalı Köy Tüzel Kişiliğine ait olduğunu, davacının taşınmazı 2017 yılında izinsiz olarak ekmeye başladığını, öncesinde davacının aile büyüklerinin ve kendisinin herhangi bir kullanımının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince; mahalli bilirkişi ve tanıkların davacının babasının dava konusu taşınmazı kullanmadığını, davacının babasının taşınmazı halası ...’den satın aldığına dair bilgilerinin olmadığını beyan ettikleri, davacının 1990‘lı yıllardan sonra taşınmazla ilgilenmeye başladığı, bu süreçte de davalı köy muhtarlığının bu kullanıma muvafakat etmediği, davacı tarafça iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.

§