Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

1. Hukuk Dairesi

Dosya2025/6084 E. 2026/3128 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2253 E., 2025/1499 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ:...4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2020/575 E., 2023/129 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, aksi takdirde bedelin tahsili, olmazsa tenkis istemine ilişkindir.

Davacılar vekili; muris ...’un...ili, ... ilçesi,... Mahallesi 3 51... parsel ile 3 52... parsel (imar öncesi 632 parsel) sayılı taşınmazlardaki hisselerini davalı gelini ...’a gerçekte bağış olmasına rağmen muvaazalı şekilde satış göstererek devrettiğini, bu temlikin mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, tapuda gözüken değer ile gerçek değer arasında belirgin bir ayrım bulunduğunu, davalının taşınmazları alım gücü bulunmadığını, murisin dava konusu taşınmazı satması için sağlık sorunu, para ihtiyacı ve/veya borcu olmamasına rağmen bu devri önceki eşinden olan çocuklarının baskısı ile yaptığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde miras payı oranında bedele hükmedilmesini, bu da mümkün olmazsa saklı payın tenkisini talep etmiştir.

Davalı vekili; işlemin gerçek satış olduğunu, mirasbırakanın 8 adet çok daha değerli taşınmazı olmasına rağmen kendisine ilk eşinin annesinden kalan hisseli, kıraç ve tarıma elverişsiz bir taşınmazı davalıya devrettiğini, satışın davacının ve diğer mirasçıların bilgisi dahilinde yapıldığını, satıştan elde edilen bedelin, muris ve davacının birlikte yaşadığı evin tadilat ve ihtiyaçları için kullanıldığını, kalan kısmının da dolar olarak ödendiğini, davalının ödeme gücü olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, tapuda gösterilen bedel ile gerçek bedel arasındaki farkın tek başına muvazaayı kanıtlamayacağını, davacının mal kaçırma kastını kanıtlayamadığını ve kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesince, davalı tanıklarının beyanlarının kendi içinde tutarlı olduğu, özellikle murisin vasisi sıfatıyla dinlenen tanığın anlatımlarının davalı savunmalarını doğrular nitelikte bulunduğu, ayrıca bazı davacı tanıklarının da dava konusu işlemin bedel karşılığında gerçekleştirildiğini teyit ettiği belirtilmiş, taşınmazın devrin yapıldığı tarihteki ekonomik değeri ile murisin mevcut diğer malvarlığı birlikte değerlendirildiğinde, yapılan temlikin ölçüsüz ve hayatın olağan akışına aykırı nitelikte olmadığı kanaatine varılmakla muvazaa iddiasını destekleyen somut ve inandırıcı delillerin dosyaya sunulamadığı, davacı tarafın iddiasını usulüne uygun ve yeterli delillerle ispat edemediği, ayrıca yemin deliline de dayanmadığı gözetilerek tapu iptali-tescil ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; tenkis isteminin yasal süre içerisinde ileri sürülmemesi ve dava konusu devrin bedelli işlem niteliğinde kabul edilmesi nedeniyle tenkis talebinin de reddine hükmedilmiştir. Karara karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararında isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

§